Merhabalar
Her sey, eski ve bakımsız bir binanın önünde bulunan bir cesetle başlar. Elli yaşlarında, kel bir adamın cansız bedeni yerde yatarken, başında dizlerinin üzerine çökmüş sessiz bir cocuk vardır. Gazete muhabirleri Anıl ve Suat olay yerine ulaşarak peş peşe fotoğraflar çeker. Ölen kişinin, geçimini kağıt toplayıcıllğı yaparak sağlayan Murat Taştan olduğu ortaya çıkar. İlk bakışta sıradan bir ölüm gibi görünen olay, kısa süre içerisinde çok daha karmaşık bir hâl alır.
Gazete sahibi İskender' in dikkatini ise cesetten çok, yanında bulunan küçük çocuk çeker. Konuşamayan ve içine kapanık bir çocuk olan Mete, olayın merkezinde yer almasına rağmen hicbir sey anlatamaz. İskender'in eski sevgilisi olan polis memuru Ferda ile birlikte yürütülen arastırmalar, başlangıçta intihar olarak değerlendirilen ölümün aslında bir cinayet olabilecegini düşündürür.
Soruşturma derinleştikçe Mete'nin geçmişindeki karanlık perdeler aralanmaya başlar. Annesi ve kardeşini bir yangında kaybeden çocuk amcasının yanında yaşamayə başlamıstır. Ancak asıl dikkat çeken nokta, Mete'nin yangından cok önce konuşmayı bırakmış olmasıdır. Bu sessizlik, sıradan bir travmanın değil çok daha büyük sırların habercisi gibidir.
Tam olaylar biraz netleşmeye başlamışken yeni bir ölüm haberi gelir. Mete'nin babası Serhat' in cesedi bulunur. Üstelik Serhat ile Murat kardeştir. İki kardeşin peş peşe öldürülmesi sorusturmayı iyice çıkmaza sürükler. Cinayetlerin ardındaki bağlantıyı çözmeye çalışan Ferda, İskender'den Mete'yi de yanına alarak köye gitmesini ister.
Fakat köy, dışarıdan göründüğü kadar masum değildir. Köye adım attıkları andan itibaren insanlar Mete'ye düşmanca davranır. Köylüler onu görmek istemez, uğursuzluk getirdiğine inanır ve köyden kovmaya çalışırlar. Sanki herkes bir seyler biliyor ama konuşmaktan korkuyordur.
Tam bu sırada Mete, İskender'i köyün dışında bir noktaya götürür. Sessizce toprağı kazmaya başlar. İskender de ona yardım eder. Dakikalar sonra toprağın altından çıkan küçücük bir insan eli, soruşturmanın yönünü tamamen degistirir. Olay yerine gelen ekipler tarafindan çıkarılan cesedin bir bebeğe ait olduğu anlaşılır.
Ancak korkunç gerçek bununla da sınırlı değildir. Çok geçmeden köyde bir bebek cesedi daha bulunur. Artık olav sadece iki cesetten ibaret değildir. Yılardır toprağın altında saklanan korkunç sirlar birer birer gün yüzüne çıkmaktadır. Roman, mafya bağlantıları, uyusturucu ticareti, sahte hocalar, kövün halkının sessizliği ve geçmişten gelen karanlık sirları basarıll bir sekilde ic içe geçiriyor. Genel olarak sürüklevici atmosferi, gizem unsurları be giderek büyüyen sorusturmasıyla keyifle okuduğum bir roman oldu. Karanlık köy hikâyelerini, polisiye gizemi ve beklenmedik sirları seven okurların ilgisini cekebilecek, temposunu büyük ölçüde koruyan basarılı bir eserdi Sevdim Kitapla kalin