Puan vermedi·360 syf.··
2026 51. kitabı
Starling Malikhanesi okurken bazı sayfalarda gerçekten o evin içinde sıkışıp kalmış gibi hissettim. Hikaye ilerledikçe malikane yaşayan bir şeye dönüşüyor; duvarlarıyla, koridorlarıyla insanın üstüne geliyor resmen. Opal’i de çok sevdim çünkü güçlü durmaya çalışan ama içten içe sürekli yorulmuş bir karakterdi. Kardeşi için yaptıkları insanın içine dokunuyor. Arthur’un o sessiz ve yorgun hali de hikâyeye ayrı bir ağırlık katmış. Kitabın en sevdiğim yanı korkuyu sadece “canavar” üzerinden vermemesi oldu. Asıl mesele geçmişler, yalnızlık ve ait olma isteği gibi hissettirdi bana. Eleanor’un hikâyesi özellikle çok vurucuydu. Bazı sahnelerde gotik atmosfer o kadar iyi geçiyor ki dışarıda yağmur yağıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ama buna rağmen kitap sadece karanlık değil; altında tuhaf bir sıcaklık da var. Finale geldiğimde garip bir boşluk hissettim çünkü karakterlerle fazla bağ kurmuşum. Özellikle Arthur’un sonundaki huzur hissi baya içime oturdu. Kitabı bitirince kapağa uzun uzun baktım; sanki ben de o evden yeni çıkmışım gibi geldi. Uzun zamandır atmosferi bu kadar güçlü bir fantastik okumamıştım.
Starling MalikanesiAlix E. Harrow · Eksik Parça Yayınları · 202613 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.