·284 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Haziran 2026 20:54 Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Furkan Emre Aynur'un Çıban adlı kitabının yorumuyla geldim. Her ne kadar distopik tarzda bir eser olsa da maalesef yazılanların gerçekleşme ihtimali ile durumun ciddi boyutu gözler önüne seriliyor. Aslında kitap mesajlarla dolu, yer yer bizleri düşündürecek, bazı sınırlar aşıldığında değişime uğradığını gösterecek olaylarla dolu. O zaman kitaptan kısaca bahsedeyim sizlere:
Serdar karakterimiz oldukça zeki fakat zor bir insan. Kendisi insansız hava aracı projesinde test sürüşünde ilerlerken; dedesinden kalan gizemli bir kutu ile Bekir amcaya yardım edip hastaneye götürmesiyle birlikte her şey değişir.
Yaşadığı şeylerden sonra bir araştırma içerisine girer.
Kitapta Serdar ve çevresinde olan karakterin olayları ile aslında kitap bizlere bambaşka ama bir o kadar acı gerçekleri sunuyor.
Özellikle kitapta gelişen teknolojisinin zamanla insanların zihnin kontrol altına alması ve özgürlüğü sınırlandırması ile bambaşka bir atmosferin ilerlemesini gözler önüne seriyor.
Bunu da yazar "Çıban" metaforu ile biz okuyuculara anlatıyor. Kitabın kapağına bakıldığı zaman çıbanın etrafındaki sistemin, düzeneğin onu beslediğini görüyoruz. Zamanla büyüyen çıban daha sancılı, daha ağrılı ve daha kötü olur. Toplumda aynen bu şekilde teknolojinin o akıllara zarar verici ilerlemesiyle insanları besliyor resmen. Çünkü insanlar resmen kontrol altına alınmıştır.
Zamanla şişen, patlayacak dereceye gelen, etrafa o kapalı yerin içinde saklı pislikleri sıçratacak çıban bir süre sonra kontolden çıkacaktır. Tıpkı insanlar gibi...
Okurken sayfalar aktı. Bayramda okuma kitabım oldu.
Mesajlarla dolu, düşündürücü ve acı gerçekleri "çıban" metaforuyla anlatan bu kitap kesinlikle siz değerli okuyuculara tavsiyemdir.