Gönderi

Puan vermedi·136 syf.··
2026 40. kitabı
#JeanJacquesRousseau #Toplumözleşmesi #İşBankasıYayınları Merhaba sevgili dostlarım 🪽 Sizlere ; Boynumuzdaki görünmez zincirlerin ve kaybettiğimiz özgürlüğün izini süren bir başkaldırı rehberi olan TOPLUM SÖZLEŞMESİ ile geldim sizlere, Jean-Jacques Rousseau'un derin olduğu kadar , katmanlı kalemiyle.. "İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur." diyor daha en başından Rousseau, söze en doğal birim olan aile ile başlar; fakat asıl mercek altına aldığı, bu doğal bağdan çıkıp nasıl "uygar" fakat "köleleşmiş" birer bireye / vatandaşa dönüştüğümüzdür . İşte bende kitabın ana gövdesini oluşturan, üzerinde oturup düşünülecek, zihin yoracak, aldığım notlardan bazı temel düşünceler .. Özgürlük Bir Tercih Değil, İnsan Olmanın Özüdür: Kitabın en çok altını çizdiğim yeri, özgürlüğün devredilip satılamaz oluşuyla ilgili kısımdı. Rousseau, "Neden bir ulus kralın buyruğuna girmesin?" diye soranlara sert bir yanıt verir: İnsan olmanın özü özgürlüktür. Özgürlüğünden vazgeçen kişi, aslında insanlığından, haklarından ve hatta ahlaki sorumluluklarından vazgeçmiş demektir. diyor.. ve ekliyor; Bir lidere, bir güce ya da bir sisteme körü körüne boyun eğen kitlelerin bir "ulus" değil, olsa olsa bir "köleler sürüsüdür" Ki bu söylem günümüz dünyası için de devasa bir ayna tutucu oluyor.. Güç, Hak Yaratmaz Çoğu zaman "güçlü olan haklıdır" yanılgısına düşüyoruz malesef.. Oysa yazar, kaba kuvvetin adaleti temsil edemeyeceğini savunur. ona göre ; "Bir kralın sadece güçlü olduğu için yönetmesi, adaleti değil zorbalığı temsil eder." Rousseau’ya göre meşru bir yönetim, ancak insanların bir araya gelip kendi iradeleriyle imzaladıkları bir "Toplum Sözleşmesi" ile mümkündür. Eğer yasalar halkın yararına değil de birilerinin keyfine hizmet ediyorsa, orada bir devletten değil, sadece sömürüden bahsedebiliriz. -Halkın Olgunluğu ve Töreler , kör inançlar: Rousseau’nun şu tespiti beni çok etkiledi . Ona göre: "Halklar da insanlar gibi ancak olgunluk çağında eğitilebilirler. Bir ulus, tıpkı bir insan gibi "olgunluk çağına" gelmeden yasalara bağlanırsa bu yasalar onda eğreti durur." Bir kez töreler ve yanlış alışkanlıklar kemikleşti mi, halk artık kendi iyiliği için bile olsa değişimden korkar. Yazarın tıpkı vurguladığı şu cümle gibi .. "Hasta bir adamın doktordan korkması gibi", toplumlar da onları iyileştirecek gerçek özgürlükten ürkebilir çünkü bu sorumluluk gerektirir. 4. Demokrasi Bir İdeal mi, Bir Hayal mi? Rousseau’nun; üzerine saatlerce düşünülecek başka bir cümlesi de, notunu aldığım: "Bir tanrılar ulusu olsaydı, demokrasiyle yönetilirdi," sözü üzerine uzun uzun düşündüm. İnsan doğasının zayıflıklarını bilen Rousseau, kusursuz bir sistemin zorluğunu kabul ediyor fakat pes etmiyor. Yine de o; Halkın egemen olduğu, kralların mutlak güç peşinde koşmadığı bir dünya hayalini bize miras bırakıyor düşüncelerinde.. ********* Bu kitap sadece raflarda duracak bir siyaset anlatısı değil; güç, adalet ve birey olma üzerine çekilmiş bir röntgendir. Rousseau bize şunu hatırlatır: Özgürlük, bir kez kaybedildiğinde geri kazanılması en zor olan hazinedir. Ve bir devletin sağlamlığı, sarayların gösterişinde değil, halkın törelerine ve yasalarına duyduğu inançta gizlidir. Eğer siz de; "Neden yönetiliyoruz?" "İnsanlık onuru nerede başlar?" "Haklarımız ne kadar gerçek?" gibi sorularınız varsa, bu kesitlerin birleştiği, bu başyapıt size çok şey anlatacak. Sade, vurucu ve her cümlesi üzerinde durup düşünmeyi gerektiren , zihni zorlayan bir yolculuk.
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.