Zavallı Kadın
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:10
Merhaba. Hâlâ incelemeye nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum. Kitaba inceleme yazıp yazmamak arasında gidip geldim itiraf ediyorum. 'Kitap hakkındaki düşüncelerimi doğru bir şekilde yazabilir miyim, hakkını verecek miyim' diye diye ikileme düştüm. Ve burdayım. Karmaşık bir anlatım olmaması için başlıklar ile inceleyeceğim. (Kesinlikle karışacak) Metnin Dış Görünüşü Bahsettiğim şey yazarın nasıl bir teknik kullandığı. Aslında tam olarak teknik mi denir bilemiyorum. Neyse. Kitabın ölen kadın olan Fikret'in mektupları olduğunu biliyordum. Kitaba başlarken direkt olarak birinci kişili anlatım görünce başta biraz şaşırdım. Tarih vs. yoktu ve 'acaba mektuplardan oluştuğunu ben mi yanlış gördüm' diye sordum kendime ama bunun cevabı uzun sürmedi. Suat, Fikret'in ablası gibi gördüğü kuzeni. Kitap da Suat'ı görmeye gelen bir arkadaşı ile başlıyor. Kitabı anlatan kişi Suat'ın arkadaşı, evet. Suat, Fikret'in başına gelenleri arkadaşına anlatıyor. Arkadaşı da bize aktarıyor. Ama bu anlatım uzun sürmüyor çünkü bahsedilen kişi Suat'ın verdiği mektupları okumaya başlıyor. Asıl kitap burda başlıyor diyebiliriz. Fikret'in mektupları aynen işleniyor kitapta. Kendi düşünceleri ve yaşadıklarını Fikret'in ağzıyla okuyoruz. İçeriği Fikret annesini çok küçükken kaybettiği için o zamandan beri melankolik biri. Belki de yazar, ilerde karakterin hüzne geçişini -ordaki karakter değişimini- yazmak istemediği için böyle bir yol seçmiştir. Kim bilir. Fikret'in kızı olunca (Nedret) kendisi ölüyor. Burda da 'Kızlar annelerinin kaderini mi yaşar?' diye düşündüm. Yazar bunu bile isteye mi böyle yazdı? Yıllardır süregelen bir anlayışı kitabına da işlemek mi istedi? Bunların cevabı bende değil Güzide Sabri Aygün hanımefendide. Kendileri çoğu kadın yazar gibi geri plana atılmaya çalışılmış. Bir ara bu uygulamada bir ileriye rastlamıştım. "Madem kadınlar edebiyattan anlıyor, neden kadın yazar ve şair az" tarzı bir şeydi. Charlotte Brontë kitabını ilk bastığında erkek ismi ile basıyor! Sırf insanların ön yargılı davranacaklarını bildiği için. Kitabın ön sözünde "Kenan Akyüz'ün Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri adlı yapıtında, "romantik maceralarla halkın çok çabuk harekete geçen acıma duygularından faydalanan romancılar" arasında adı geçer." diye bir kısım var. Dikkatimi çekmedi değil. Kitabın sadece aşk ve romantizm, ki bahsettiğim romantizm tüm duyguları içine alan bir kavram, kısmına bakıp yazarları ikinci plana atmak mı? Ben kitapta evlilik konusunda bile söz hakkı olmayan bir kadını okudum. Evli olduğunu bilmediği bir erkeği sevdiği ve sonrasında onun aslında evli olduğunu öğrenen bir kadının kendini 'yuva yıkıcı' bir kadın olarak tanımlamasını okudum. Kitapta asıl suçlu Nejat. Mesela neden Mediha karakteri (Nejat'ın karısı) kocasına toz kondurmuyor? Ahlaksız olanın Fikret olduğunu söylüyor? Bakınız, ben bu kitaptan sadece aşkı okumadım. Bir kadının bilmediği bir şey üzerinden kendini suçlu hissetmesini okudum. Empati bile kuramadım. Nasıl kurabilirim ki! Dönemin bakışını okudum. Fikret'e 'ahlaksız, sadakatsiz' damgası yapıştırıldıktan sonra onu çok sevdiğini söyleyen kocasının bile onu dinlememesini okudum. Bir diğer çıkarımım da şu oldu: Sevgi herkesi iyileştirir mi? Mediha Nejat'ı sonsuz bir sevgiyle seviyor. Bu yeterli mi peki? Değilmiş. Mesela Nejat yıldızlara bakmayı, roman okumayı seviyormuş. Mediha tam tersi. İşte burda ruh eşi devreye giriyor. Görüyorsunuz ya aşktan ziyadesiyle konu çıkardım bu kitaptan. Biri bu kitaba 'sadece bir aşk hikâyesi' dese.. Betimlemeler Kitapta en çok sevdiğim kısım betimlemeler oldu. Yahu yazar, betimleme yapıyorum diyen bazı yazarlar utansın. En basitinden: "Gecelerin siyah renginden daha karanlık gördüğüm hayat tablosu, şimdi seher bulutlarından yansıyan bir pembelik içinde en cazibeli tebessümlerle gülüyordu." s.17 Betimleme budur işte. Bir yeri tarif etmek betimleme değildir. Betimleme severim dersem kastım budur. Bu kitabın devamı da var Nedret diye. Onu da okuyacağım. Her ne kadar bazı yerleri tahmin etmiş olsam da merak ediyorum. Evet, incelemenin sonuna ulaştınız. Buraya kadar okuduysanız sabırlısınızdır. Teşekkür ederim. Uzattığım yerler vardır elbet, affola. İyi kalın.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi (Ciltli)Güzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,015 okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.