Yine çok keyifli bir kitap.
Yine harika bir hikaye.
Yine Eric Emmanuel Schmitt.
Görünmeyen Döngü serisindeki tüm kitaplar gibi bu kitapta çok güzeldi.
Kısaca konusuna değinirsek; Tokyo sokaklarında amaçsızca dolaşan genç bir çocuk olan Cun, ana kahramanımız. Cun, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ergen gibi görünse de içinde büyük bir boşluk taşımaktadır. Hayata karşı ilgisini kaybetmiş, hatta nefret duyan, geleceğine dair hiçbir heyecan duymayan ve nereye ait olduğunu bilmeyen bir genç. Ne ailesiyle ne de kendisiyle gerçek bir bağ kuramamış, hayata erken atılmak zorunda kalmış bir çocuktur. Kaçak olarak bazı ürünler sattığı Tokyo sokaklarında yolu Kaplumbağa Şomintsu ile kesişir. Şomintsu, Cun'u ne zaman görse ona "Sende bir şişman görüyorum." der ve uzaklaşır. Bir gün Cun'u sumo güreşine davet eder, Cun sumo güreşini her ne kadar sevmese de o güreşe gider ancak hiç ummadığı bir şey olur ve bu sumo güreşini çok sever. Sumo güreşine başlamaya karar verir ve hikayemiz de böylece başlar.
Gerisini kitabı okuyarak öğrenin derim, bu yüzden daha fazla anlatmayacağım.
Cun başlangıçta bu dünyaya ait olmadığını düşünse de sumo antrenmanlarına devam eder. Burada öğrendiği şey yalnızca bir spor değildir. Sumo, onun için bir disiplin, sabır ve kendini tanıma yolculuğuna dönüşür. Her antrenmanla birlikte yalnızca bedenini değil, zihnini de eğitmeye başlar. Hayatı boyunca kaçtığı sorularla yüzleşir. Kendine duyduğu öfke, yalnızlığı ve değersizlik hissi yavaş yavaş ortaya çıkar. Sumo sayesinde ilk kez bir yere ait olabileceğini, bir amaç uğruna çabalayabileceğini fark eder. Bu süreçte başarının yalnızca kazanmakla ilgili olmadığını, bazen insanın en büyük mücadelesinin kendi iç dünyasında yaşandığını öğrenir. Şomintsu'nun öğretileri yalnızca sporla ilgili değildir; insanın kendini kabul etmesi, sabırlı olması ve hayatın akışını anlaması üzerine kuruludur. Cun'un yaşadığı dönüşüm de bu yüzden fiziksel olmaktan çok ruhsaldır.
İnsan bazen hayatın içinde kaybolur, ne istediğini bilmez ve kendi değerini göremez. Ancak içimizdeki o şişmanı görmek aslında yine kendi elimizde. Önümüze engeller çıkararak değil de engelleri aşarak ilerlediğimiz takdirde içimizdeki şişmanı da görebiliriz. Asıl mesele insanın kendisini aşmasıdır.