Gönderi

8/10
·311 syf.··
2026 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:59
Yakup Kadri Karaosmanoğlu ( 1889, Kahire- 1974, Ankara) Eser Yayın Tarihi 1928 Yakup Kadri ;Türk edebiyatının önemli romancılarındandır. * Kadro Hareketi içinde yer almıştır. * Romanlarında toplumdaki değişimleri, ahlaki çözülmeleri ve tarihî olayların insanlar üzerindeki etkilerini işler. * Gözlem gücü yüksek, eleştirel ve gerçekçi bir anlatıma sahiptir. Roman, İstanbul’un İstanbul’un İşgali yıllarındaki ortamını anlatır. İşgal güçleriyle yakın ilişkiler kuran, Batı hayranlığı içinde ahlaki değerlerini kaybetmiş bir çevre tasvir edilir . Başkahraman Necdet’in yaşadığı hayal kırıklıkları ve dönemin yozlaşmış sosyal hayatı üzerinden işgal altındaki İstanbul tasvir edilir. * Bir milletin yalnızca askerî değil, ahlaki ve manevi olarak da işgal edilebileceği düşüncesi işlenir. * Kişisel çıkarlar uğruna millî ve ahlaki değerlerden uzaklaşmanın toplumda çöküşe yol açtığı vurgulanır. * İşgal dönemindeki yozlaşmaya karşı millî bilinç ve karakter sahibi olmanın önemi anlatılır. Eser Tevrat’tan bir ayetle açılıyor. Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomore romanının adı da doğrudan bu kıssaya gönderme yapar. Romanda işgal altındaki İstanbul’un ahlaki ve toplumsal çöküşünü, Sodom ve Gomora’nın yozlaşmışlığına benzeterek anlatır. Bu yüzden kitabın başındaki bu ayet, romanın ana temasını özetleyen bir epigraf niteliğindedir. Sodom ve Gomore’nin en güçlü sembollerinden biri o “mabet” odasıdır. Yakup Kadri odayı özellikle: * Yarı karanlık, * Basık tavanlı, * Renkli camlı, * Kemerli pencereli, * Mihrabı andıran oymalı bir girintisi olan bir mekân olarak tasvir eder. Burası eskiden bir aile mescididir. Yani bir zamanlar dua edilen, kutsal sayılan bir yer. Fakat işgal yıllarında aynı mekânın içinde içki içilir, dedikodular yapılır, flörtler yaşanır ve ahlaki sınırların silikleştiği toplantılar düzenlenir. Yakup Kadri’nin vermek istediği mesaj sadece “işgal var” değildir; ona göre işgal önce ruhlarda başlamıştır. Romanın adı da zaten doğrudan Sodom ve Gomore ile ilgilidir. Bu isim, kutsal metinlerde ahlaki çöküşleri nedeniyle cezalandırılan Sodom ve Gomore şehirlerine gönderme yapar. “Mabet” odası bu yüzden çok önemlidir. Çünkü Yakup Kadri şunu göstermeye çalışır: Bir toplumun çöküşü önce mabedinin yıkılmasıyla değil, mabedin anlamının unutulmasıyla başlar. Necdet’in odaya girince huzursuz olması da bundan kaynaklanır. O, odanın geçmişini hisseder. Bir zamanlar ibadet edilen bir yerde şimdi bambaşka bir hayat yaşanmaktadır. Odanın atmosferi bu yüzden romanda diğer salonlardan farklıdır; adeta geçmiş Osmanlı ile işgal altındaki İstanbul karşı karşıya gelir. “Gerçekten burası bir mabettir.” demesi de aslında mimariyi övmekten çok daha derin bir anlam taşır. O, odanın hâlâ bir kutsallık taşıdığını sezmiştir. Fakat çevresindeki insanlar artık bunu göremez. Bu nedenle birçok edebiyat araştırmacısı, Major Will’in yalısındaki mescidi romanın kaybolan manevi dünyanın son kalıntısı olarak yorumlar.
Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20246,7bin okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.