Gönderi

Puan vermedi·172 syf.··
2026 19. kitabı
Anthony Burgess Otomatik Portakal Kült bir roman, tüm zamanların en sarsıcı romanlarından, zamanında bir çok ülkede yasaklanmış, Kubrick tarafından filmi çekilmiş modern klasik.. Romanın baş karakteri Alex in kullandığı dil, kelime alışılmışın dışında. Yazad İngilizce ve Rusçayı karıştırarak bu şekilde bir dil oluşturmuş. Yazarın oluşturduğu distopyada suçun bini bin para. Alex de bu ortamda 4 kişilik çetesiyle,hırsızlık, adam yaralama, tavcz, te*acüz ne ararsanız yapıyor. Bundan zevk alıyor. Çocuk şiddetten besleniyor. Hatta kitapta bir bölümde ‘ Alex yatağa uzanır, müziği son ses açar (ki beethoven başta olmak üzere) gözünü kapattığında en haz aldığı şeylerin, birilerini yüzünü yaralamak, k*n akıtmak, kızlara ahlaksızca şehyer yapmayı hayal eder. Yolu hapishaneye düşer ve ıslah etmek için üzerinde bir deney yaparlar. Bir nevi Pavlov’un köpeğine yaptığı gibi koşullu iyiliği beynine kodluyorlar. Kötülüğe meylettiğinde vücudu acılar içinde kalıyor. Yazarın kaleminin, eserin harikalığının dışında ben konuyu sevemedim. Beni rahatsız etti, belki de gerçekten böyle insanların var olduğunu bilmek, gerçekten ıslah olamayacaklarına inanmak kitabı sevmememe sebep oldu. Beyninde suçtan haz alan insanlar gerçekten ıslah edilebilir mi? Sadece toplumun kabul ettiği iyiliği yapabilecek şekilde makineleştirilebilirler mi? Öyle mi olsun böyle mi tartışmalarına kendi fikrimi bırakıp gidiyorum Zorla iyi yapılaniliyorsa yapılmalı, bence Alex e yapılanlar az bile oldu! Şöyle de bir alıntı bırakıyorum “Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini ke*sip d*oğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.” Bazı suçlar da yaştan bağımsız cezalandırılmalıdır. Bu da benim şahsi fikrim.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.