HİÇ KİMSE BİLMEMELİ
Kate Alice MARSHALL
Kitabımız daha ilk sayfadan beni içine çekip resmen gerilim dolu bir aile kabusunun ortasına bıraktı. Yazarımız sadece bir cinayet gizemi yazmamış, aynı zamanda yıllarca insanın içinden çıkamayan çocukluk travmalarını ve aile içinde saklanan o karanlık sırları da inanılmaz iyi aktarmış biz okurlarına.
Hikâyemiz yıllar önce anne ve babalarının öldürülmesine tanık olan üç kız kardeşi anlatıyor: Emma, Juliette ve Daphne.
O geceden sonra hayatlarına devam etmişler gibi görünseler de aslında hiçbirinin geçmişi gerçekten geride bırakamadığını hissediyoruz. Emma’nın hamile olması, eşinin işini kaybetmesi ve maddi sıkıntıların iyice büyümesi yüzünden tekrar çocukluğunun geçtiği o eve dönmek zorunda kalmasıyla birlikte bütün eski yaralar yeniden açılıyor. Ve kasabaya döndüğü andan itibaren ortam o kadar gergin ki, herkes hâlâ o geceyi unutmamış gibi.
Kitabımızın en sevdiğim tarafı sadece “katil kim?” üzerine değil de üç kardeşin birbirleriyle olan o bozuk, kırık ilişkisi üzerine kurulu olmasaydı. Emma’nın sürekli herkesi toparlamaya çalışması, Juliette’in her şeyi kusursuz göstermeye uğraşması ve Daphne’nın ise aşırı rahatsız edici ama bir o kadar da dikkat çekici olması…
Ayrıca Daphne ne zaman sahneye çıksa içim gerildi çünkü ne yapacağını asla kestiremiyorsunuz.
Bir de sürekli ters köşe oldum diyebilirim. Tam “tamam çözdüm artık” diyorum, hop başka bir detay ortaya çıkıyor. Özellikle geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen anlatım gerilimi bayağı güçlendirmiş.
Ama kitabın beni en çok etkileyen tarafı, bütün bu gizemin altında aslında çok hüzünlü bir aile hikâyesi olmasıydı. Çocukken yaşanan şeylerin insanın içinde nasıl kaldığını, yıllar geçse bile peşini bırakmadığını çok iyi hissettiriyor. Hem aşırı sürükleyici hem de insanın içine garip bir ağırlık bırakan kitaplardan biri oldu benim için kesinlikle.
Ve tabii ki TAVSİYEMdir.
Syf: 383 Kate Alice MarshallHiç Kimse Bilmemeli