Karakterimiz Cemil seneler önce mühendis olarak çalıştığı iş yerinden istifa eder.
Evli olan Cemil eşi işteyken evin günlük işleriyle, hayatın monoton bir o kadar da hızlı temposuyla hayatına devam eden bir taraftan da sürekli bu durumdan içten içe rahatsızlık duyan bir kişidir.
Cemil, edebiyata meraklıdır , birşeyler yazan ve yazdıklarını kitap olarak bastırmayı başarabilirse kendini kahraman gibi hissedeceğini düşünür hep.
Görüştüğü yayınevinde ki dikkatini çeken editör kadınla kafasından hayali konuşmalarla geçer kitap.
Cemil ,geçmiş hayatını, eksik yanlarını, hayatının sıradanlığını , özlediği zamanları, gençliğini ve eski heyecanlarını bir bir anlatır bu hayali konuşmalarda.
Karakteri okurken bir taraftan Cemil'e kızdığınız bir taraftan da onun "sinek ısırıkları" diye adlandırdığı ,acıtmayan ama rahatsız eden duyguların bizim de içimizde bir yerlerde olduğunu hissederiz.
İnsan olarak hayatın akışına kapıldığımız ama zaman zaman bir durup da içimizdeki sesleri de dinlediğimiz de benzer cümlelere rastlarız.
Yazar sade ve yerinde betimlemeleriyle Cemil'in ve günümüz insanların da olan bu benzer duyguları başarılı bir şekilde okuyucuya anlatır.
Kitabın sonuna geldiğimizde yazar bir final değil de modern hayatta insan kavramını anlatmayı istediği sonucuna ulaşırız.