Mehmed Niyazi / Yemen Ah Yemen!...
Mehmed Niyazi Özdemir (1942-2018) ilk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi ve 1967'de mezun oldu. O zamanlar Hukuk Fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip izin alarak, edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne de devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak edebiyat fakültesinin felsefe bölümünden de diploma aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk devletlerinde temel hürriyetler" başlıklı doktora çalışmasına başladı. Uzun yıllar Almanya'da yaşadı. 1988 yılında Türkiye'ye döndü. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 10 Nisan 2016 tarihinden itibaren her pazar Yeni Şafak gazetesinde köşe yazısı yazmaya başladı. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman batı dergilerinde yayınlandı.
Mehmed Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde, toplumsal ve sosyal konuları işlemeyi şiâr edinmişti. Felsefî eserlerinde ise Türkiye'nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıkladı.
Mehmed Niyazi Özdemir, 11. Mayıs 2018 tarihinde İstanbul'da Acıbadem Koşuyolu Hastanesi'nde vefât etti. Cenazesi ertesi gün Marmara İlahiyat Fakültesi Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Yemen, Arap yarımadasının en güneyinde bulunur. Kızıldeniz ve Hint Okyanusu ile yarımadanının tabanını oluşturur. Osmanlı Devleti, Mısır'daki Memlüklü devletini ortadan kaldırınca, Arap yarımadasının tamamına egemen olmuştu. 401 yıl Yemen coğrafyasına da hakim olmuştur. Birinci dünya Savaşı öncesinde İngiltere, Mekke - Medine ve diğer Arap coğrafyasında olduğu gibi Yemen'de de kendine yakın gördüğü insanları, Osmanlı Devleti'ne karşı isyana teşvik etmiş, bu bölgelerde önce karışıklığa sebebiyet vermiş, daha sonra da bu coğrafyanın Türklerden kopartılmasını sağlamıştır.
Akademik çalışmalarıyla bilinen yazar, yazdığı romanlarda da bu yönünü sıklıkla göstermiştir. Yemen isyanı, Osmanlı ordusunun verdiği mücadele çok duygusal olmadan, kendi değeri içerisinde en iyi şekilde anlatılmaya çalışılmıştır. Adına ağıtlar, türküler söylediğimiz Yemen coğrafyasında görev yapan üst düzey komutanların isimleri bile romanda takip edilecek durumda değildir. Mülazım-ı sani Celalettin ile İstanbul'da yaşayan Hatice'nin sevdasıyla yoğrteslir roman, vatan aşkını, Osmanlı ordusunun Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında üzüntüyle teslim ol emrini uygulayış zorluklarını anlatmaktadır. Eser'in başındaki Yemen haritası, kurulan cephenin daha iyi anlaşılması noktasında okuyucuya yol göstermektedir. Yazarın kitabı ithaf ettiği Yemen şehitlerine biz de rahmet diliyoruz.
#Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.