Gönderi

Puan vermedi·252 syf.··
2026 4061. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okurken olaylardan çok hissettirdikleri kalır aklınızda. Ölümden Önce Aşk Vardı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabın kapağını kapattığımda zihnimde kalan şey büyük olaylar ya da şaşırtıcı sürprizler değil; yarım kalmış duygular, söylenememiş sözler ve insanın içinde yıllarca taşıdığı özlemler oldu. Romanın merkezinde, gençlik yıllarında birbirlerini seven ama bunu birbirlerine söyleyemeyen iki insan var. Hayat onları farklı yönlere savurmuş, yıllar geçmiş ve yolları ancak ölümcül bir hastalığın gölgesinde yeniden kesişmiş. Aslında hikâyeyi etkileyici yapan da tam olarak bu. Çünkü çoğumuzun hayatında bir şekilde “ya söyleseydim”, “ya cesaret edebilseydim” dediği anlar vardır. Kitap da biraz bu pişmanlıkların ve kaçırılan fırsatların hikâyesini anlatıyor. Okurken en çok hoşuma giden şeylerden biri, yazarın yalnızca iki insanın aşkını anlatmakla yetinmemesi oldu. Çileli bir anne, depremde ailesini kaybetmiş yaşlı bir adam, sevdiği adamın kalbindeki başka bir aşka saygı göstermeye çalışan bir kadın... Her biri hikâyeye farklı bir duygu katıyor. Bu karakterler sayesinde kitap sadece bir aşk romanı olmaktan çıkıp hayatın farklı yüzlerini gösteren bir esere dönüşüyor. Özellikle yaşlı adamın hikâyesi beni düşündüren bölümlerden biri oldu. İnsan bazen büyük acılar yaşadıktan sonra hayata ve inançlarına farklı gözlerle bakabiliyor. Kitap boyunca ölüm, kader, kayıp ve kabulleniş üzerine pek çok satırla karşılaşıyoruz. Ancak bunlar okuyucuyu bunaltacak şekilde değil, hikâyenin doğal akışı içinde veriliyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Ağır anlatımlar ya da karmaşık kurgular bekleyenler için belki çok farklı gelmeyebilir ama ben hikâyenin samimiyetini sevdim. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin yaşadığı duygulara kolayca ortak olabiliyorsunuz. Özellikle geçmişe duyulan özlem ve insanın içinde yıllarca taşıdığı sevginin anlatıldığı bölümler oldukça etkileyiciydi. Kitap boyunca aklımda sürekli şu soru vardı: İnsan sevdiğini neden söyleyemez? Korkudan mı, gururdan mı, zamansızlıktan mı? Ve yıllar sonra dönüp baktığında en çok neye üzülür? Roman biraz da bu soruların peşinden gidiyor. Bazen hayatın en büyük pişmanlıkları yaptıklarımız değil, yapamadıklarımız oluyor. Benim için kitabın en güçlü yanı da buydu. Büyük bir aşk hikâyesinden çok, kaçırılmış bir fırsatın ve zamanın geri getirilemez oluşunun hikâyesini okudum. Yer yer hüzünlendim, yer yer karakterlerin keşke farklı kararlar verebilmiş olmasını istedim. Çünkü insan ister istemez kendi hayatındaki yarım kalmış hikâyeleri de düşünüyor. Eğer duygusal, hayatın içinden gelen, aşkın yanında kader, ölüm ve insanın iç dünyasına da yer veren romanları seviyorsanız bu kitabı beğenebilirsiniz. Çok hareketli bir kurgu ya da büyük sürprizler arayanlara göre olmayabilir ama insan ruhuna dokunan, sakin ve duygu yüklü bir hikâye okumak isteyenler için güzel bir seçenek. Kitabı bitirdiğimde geriye şu duygu kaldı: Hayat gerçekten çok kısa ve sevdiğimiz insanlara söylemek istediğimiz şeyleri ertelememek gerekiyor. Çünkü bazen yıllar sonra gelen bir karşılaşma, kaybedilen zamanı geri getirmeye yetmiyor. İşte bu yüzden Ölümden Önce Aşk Vardı, bana aşkın yanında zamanın değerini de hatırlatan, hüzünlü ama anlamlı bir okuma oldu.
Ölümden Önce Aşk VardıAdnan Şenel · 44 Yayınları · 20244 okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.