İlk okuyuşumda sadece yaşanan olaylara odaklandığım bir kitaptı. Üstünden neredeyse 3 sene geçti ve ben tekrar elime aldım bu kitabı. Gerçekten ilginç bir kitap. Farklı bir bakış açısıyla okuyunca daha farklı yönlere odaklandım. Şu an Selim'in yaşadığı olaylara değil , kendisini hatırlama ve tanıma sürecinde girdiği duygulara odaklanıyorum. 2 bin yıl önce yaşamış ve kendisini unutmuş bir adamın kendini hatırlama sürecine şahit olmak garip bir deneyim oldu benim için. Tek kelimeyle tarif edecek olsam "garip" derdim. Kitabı okurken düşündüğüm diğer bir nokta ise Ayşe'nin durumunda olsam ne yapacağımdı. Birbirlerine yabancılaşmış iki insan nasıl aynı hayatı paylaşabilir ki ? Eğer Selim Ayşe'nin çabalarına olumlu yaklaşsaydı Ayşe'ye yürü ben arkandayım derdim. Ama güler yüz bile görmüyor Ayşe :(