Gönderi

2/10
·779 syf.··
2026 335. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 19:12
Ben filozof olan Dostoyevski'yi değil, insan olan Dostoyevski'yi seviyormuşum. Bu kitapta, bir karakterin niyetini anlamaya yaklaştığın anda başka birinin iç sesi devreye giriyor, o sesi çözmeye çalışırken üçüncüsü sahneye çıkıyor. Mişkin diye ortaya konan karakter, “saf iyilik” olarak sunuluyor ama bir noktadan sonra bu saflık, derinlikten çok işlevsizliğe benziyor. Hayata temas eden bir insan değil de, sürekli yanlış anlaşılmak üzere tasarlanmış bir fikir gibi. Gerçek insanın çelişkisi yok; sadece tekrarı var. Çevresindeki karakterler de aynı şekilde ya aşırı uçlara itilmiş ya da sürekli kriz halinde. Kimse gündelik bir insan gibi davranmıyor; herkes ya dramatik bir çöküşte ya da felsefi bir taşkınlıkta. Bu da romanı canlı bir hikâye olmaktan çıkarıp, uzun bir psikolojik laboratuvar deneyine çeviriyor.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.