Mustafa Orakçı'nın kaleminden çıkan Dokuz Canlı Kedi, ilk bakışta çocuklar için yazılmış eğlenceli bir macera kitabı gibi görünse de satır aralarında oldukça anlamlı mesajlar taşıyan bir eser. Kitabın merkezinde ise gerçekten yaşamış bir kedi var: II. Dünya Savaşı sırasında üç farklı gemi batmasına rağmen hayatta kalmayı başaran ve tarihe "Batmaz Sam" olarak geçen ünlü kedi.
Hikâyenin başında limanda yaşayan sevimli kahramanımızın en büyük hayali, babası gibi bir savaş kedisi olmak. Ancak savaşın ne olduğunu uzaktan hayranlıkla izleyen bu küçük kedinin yolculuğu ilerledikçe işler değişiyor. Bindiği gemiler birer birer sulara gömülürken o her defasında mucizevi şekilde kurtuluyor. Bu yönüyle kitap hem heyecanlı hem de merak duygusunu sürekli canlı tutan bir maceraya dönüşüyor.
Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri, savaşın kahramanlık yönünden çok insanların ve canlıların yaşadığı acılar üzerinden anlatılması oldu. Yazar, çocukları korkutmadan savaşın ne kadar anlamsız ve yıkıcı olduğunu göstermeyi başarıyor. Bunun yanında dostluk, cesaret, sadakat ve umudun önemi de hikâyenin içine doğal bir şekilde yerleştirilmiş.
Mustafa Orakçı'nın anlatımı oldukça akıcı. Bölümler kısa, dili sade ve sürükleyici olduğu için kitap kendini kolayca okutuyor. Özellikle hayvan kahramanların yer aldığı hikâyeleri seven çocukların büyük keyif alacağını düşünüyorum. Ayrıca gerçek bir olaydan esinlenilmiş olması da kitabı benim gözümde daha özel bir yere taşıdı.
Hem eğlenceli bir macera okumak hem de savaşın insanlara ve hayvanlara verdiği zararlar üzerine düşünmek isteyenler için güzel bir kitap. Ben okurken Batmaz Sam'in başına gelecekleri merak ederek sayfaları çevirdim ve kitabın verdiği barış mesajını da çok değerli buldum. Çocuklar kadar yetişkinlerin de keyifle okuyabileceği, sıcacık ve anlamlı bir eser.