Herkese selamlar
Jean Teule 'nin kaleminden; " Dansa Davet "
1518 yılında yaşanan ve tarihin en tuhaf toplu histeri vakalarından biri olarak kabul edilen “dans salgını”nın hikâyesini anlatıyor.
Açlığın, sefaletin ve insanları cinnete, hatta cinayete sürükleyen yokluğun hüküm sürdüğü bir dönemde geçen roman; insan ruhunun çöküşünü sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor.
Enneline bu karanlığın ortasında yaşamaya çalışan sıradan bir kadındır. Ancak açlık artık dayanılmaz bir hâl almıştır. Kocası Melchior'un baskısıyla, henüz üç aylık bebeğini nehrin karanlık sularına bırakmak zorunda kalır.
Acıyla kocasına dönüp: “Keşke bizim gitmemize izin verseydin…” der.
Ressam olan eşi ise taş gibi bir sesle cevap verir: “Sütün kalmamıştı. Onu doyuramayacaktık. Hem… başkalarının yaptığı gibi onu yemektense böylesi daha iyiydi.”
Bu sözler Troffea’nın ruhunda geri dönüşsüz bir kırılma yaratır. Acısına daha fazla dayanamayan kadın kendini sokağa atar ve sanki görünmez bir lanetin etkisi altındaymış gibi durmadan dans etmeye başlar. Kısa süre sonra komşusunun karısı da ona katılır. El ele verip “Karol dansı” yaparlar; halka olup döner, döndükçe gerçeklikten koparlar. Böylece birkaç kişinin deliliği, bütün şehri içine çeken karanlık bir salgına dönüşür.
Jean Teulé’nin kalemi gerçekten etkileyici. Daha önce İntihar Dükkânı’nı okuduğum için anlatım tarzına aşinaydım ama burada da yine güçlü metaforlarla insanın zihnini kurcalamayı başarıyor. Ölüm, açlık ve delilik gibi karanlık temaları öyle şiirsel ve tekinsiz bir dille anlatıyor ki, kitap bittikten sonra bile atmosferi insanın içinde kalıyor.
Kitapla kalın..
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma