Bu kitapta kendimi ne kadar acımasızca eleştirdiğimi ve kendime hiç şefkat göstermediğimi fark ettim. Oysa insan kendine de başkalarına gösterdiği şefkati göstermelidir. Kitaptan alıntılar:
"Öz şefkat, kişinin kendisi için sağlık ve esenlik istemesidir ve kişiyi pasiflikten ziyade, proaktif davranışla durumunu daha iyi hale getirmeye götürür. Ayrıca öz şefkat, benim sorunlarımın sizinkinden daha önemli olduğunu düşündüğüm anlamına gelmez; bu sadece benim sorunlarımın da önemli ve ilgilenilmeye değer olduğunu düşündüğüm anlamına gelir."
"Her zaman yüksek bir öz güvene sahip olamazsınız, hayatınız kusurlu ve mükemmellikten uzak olmaya devam edecektir. İyi ve kötü zamanlarda, ister çok mutlu olduğunuzda, ister diğerlerine göre daha kötü bir durumda olduğunuzda, öz şefkat size devam etmeniz ve daha iyi bir yerde olmanız için yardımcı olacaktır. Ömür boyu süren öz eleştiri alışkanlığını kırmak için çalışmak gerekir, ancak nihayetinde sizden sadece rahatlamanız, yaşamın olduğu gibi olmasına izin vermeniz ve kalbinizi kendinize açmanız istenir. Bu, düşündüğünüzden daha kolaydır ve hayatınızı değiştirebilir."
"Küçümsemek yerine kendimizle nazik bir ilişki kurmak pek çok açıdan fayda sağlar. Doğuştan gelen kişiliğimiz, vücut tipimiz, sağlığımız, duruma bağlı olarak iyi ya da kötü olan talihimiz gibi özellikler üzerinde pek de kontrole sahip değilizdir. Ancak daha az acı çekmek adına yapabileceğimiz şey, sınırlarımızla yüzleşirken kendimize karşı nazik olmaktan vazgeçmemektir."
"Duygusal ıstırabımız işlerin olduğundan farklı olması arzumuzdan kaynaklanır. Şu anda ne olduğu gerçeğine ne kadar direnirsek, o kadar acı çekeriz. Acı, gaz halindeki bir madde gibidir. Onun orada özgürce olmasına izin verirseniz, sonunda kendi kendine dağılacaktır. Fakat acıya karşı savaşır ve direnirseniz, onu sınırlı bir alana sıkıştırırsanız ki bir patlama olana kadar basınç artacak ve artacaktır."
"Acı kaçınılmazdır; ıstırap isteğe bağlıdır."
"Kendimizi zihinsel deneyimimiz için yargıladığımızda, sadece işleri daha da kötüleştiririz. "Bu düşünceye sahip olduğum için ne kadar korkunç bir insanım!" "Daha iyi bir insan bu durumda kızgınlıkla ziyade sempati duyardı!" Peki, o düşünceye veya duyguya sahip olmayı seçtiniz mi? Öyle değilse, kendinizi böyle mi yargılamanız gerekir? Burada ve şimdiki deneyimlerimizin gerçekliğini kabul ederek kendimizi yargının karmaşasından kurtarabiliriz. "Bunlar, şu anda bilinçli farkındalığımda ortaya çıkan düşünce ve duygulardır." Hiçbir suçlama eklenmemiş, basit bir gerçekliğin ifadesi. Bu kötü düşünceleri düşündüğümüz veya bu yıkıcı duyguları hissettiğimiz için kendimize kızmamıza gerek yoktur. Onları öylece bırakabiliriz. Bu düşünceleri haklı çıkaran ve pekiştiren bir hikaye akışında kaybolmadığımız sürece, kendi başlarına dağılma eğiliminde olacaklardır. Su verilmeyen bir ot sonunda kurur ve kaybolur. Aynı zamanda sağlıklı bir düşünce ya da duygu ortaya çıktığında, onu sevgi dolu farkındalıkta tutabilir ve tamamen çiçek açmasına izin verebiliriz."
"Bedeninizdeki acı veren duyguyla temas kurduğunuzu hissettiğinizde, ona şefkat gösterin. Kendinize bunu o anda hissetmenin ne kadar zor olduğunu söyleyin ve iyi olduğunuza dair endişe duyduğunuzu kendinize bildirin. "Bunun gerçekten zor olduğunu biliyorum tatlım." veya "Bu kadar acı içinde olduğun için üzgünüm." gibi kendinize uygun sevgi ifadelerini kullanmayı deneyin. Sanki ağlayan bir çocuğun kafasını okşuyormuşsunuz gibi, acı veren duygunun bulunduğu yeri zihinsel olarak okşadığınızı hayal edin. Her şeyin yolunda olduğuna, her şeyin iyi olacağına ve bu zor deneyimi atlatmak için gereken duygusal desteği vereceğinize dair kendinize güvence verin."
" Öz şefkatin güzelliği, olumsuz duyguları olumlu olarak değiştirmek yerine, onları kucaklayarak yeni olumlu duygular üretmeye yardımcı olmasıdır."