·112 syf.····Okunma: 10 Haziran 2018 18:07 Kitabın konusu bir cinayet; fakat bu eserin konusuna salt cinayet demek onun felsefi, psikolojik ve sosyolojik yapısına haksızlık etmek olur. Kitabın işleyişinde cinayete tanık olan birçok kişiyle yaptığı görüşmeleri aktarır. Böylelikle kasabada yaşayan ve bu cinayete tanık olan onlarca kişinin bakış açısının göreceliğini gösterir.
Kırmızı Pazartesi toplumsal önyargı üzerine yazılmış eser bence. Herkesin bildiği cinayeti önlemek için adım atmamasının sebebi; cinayetin haklı bulunmasıdır. Öldürülen kişinin suçsuz olma ihtimalini, yakınlarının çekeceği acıyı biliyor olmaları önyargılarını değiştirmez. Yaptığı kötülüğün kefaretini ödemesi için işlenen cinayet, aslında kasabanın ortaklaşa işlediği cinayettir. Toplumsal önyargı cinayetin aracıdır. Cinayet aracı olarak kullanılacak bıçak elinden alındıktan sonra "artık ellerinde kimseyi öldürecek bir şey kalmadı" sözüne cevap olarak "o zavallı çocukların üstlerine çöken o korkunç yükten kurtarmak gerek" sözüyle de bu önyargıdan bahsediyor. "Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım" aklında yer eden başka bir cümle...
Bizim toplumumuzdan da birçok kareler yansıtan kısa ve anlamlı kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.