Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2026 22:41 Kitabı elimden bırakamadan okudum!
Bir gerilim romanı gibi başlayan kitap, ilerleyen sayfalarda yazarın okuruyla sohbet ettiği bir otobiyografiye evriliyor. Grange kendini bir kurgu ustası olarak görüyor ve biyografisini de hem annesinin hem de anneannesinin ağzından birer hikaye gibi anlatıyor. Bölümler arasında bu yaşananların kendi hayatına etkilerini samimi ve açık bir dille ifade ediyor.
"Babam kötü bir insan değildi, şeytanın ta kendisiydi!" diye tanıttığı sorunlu babası ile bebekliği dışında hiç karşılaşmamış olduğu halde ruhunun derinliklerinde, kitaplarına da sızan o karanlık yanını nereden aldığını kitabı okurken anlıyoruz.
Yazarın hayat hikâyesi de gerçekten roman gibi Uzun yıllar narsist babasının işkencelerine maruz kalan annesinin yaşam savaşı, boşanabilmek için verdiği mücadele, yıllar sonra ortaya çıkan bir üvey kardeş, ergenlik sancıları, kariyerindeki yol ayrımları, evliklikleri, kadınlarla ilişkileri, eşcinsel olma kaygıları...
Gerçekten çok çarpıcı ve cesurca kaleme alınmış bir metin.
Grange sevenlerin mutlaka okumasını isterim. Kitap "Bu adam bu konuları nereden buluyor, bu kurguyu nasıl tasarlıyor" diye düşünen okurlarının kafasında bir aydınlanma yaratıyor.