: İsimden belli değil mi? Aşk = köpeklik. Ahmet Ümit bu kitapta polisiyeyi bırakıp direkt kalbe dalıyor. 14 öykü, 14 farklı aşk. Bazısı tatlı, bazısı tokat gibi. Ortak payda: Aşk mantık dinlemiyor.
Neyi iyi yapıyor?
1. Tanımlar: “Aşk köpekliktir” cümlesi boşuna yok. Kitaba göre aşk; sadık, inatçı, bazen havlayan, bazen kuyruk sallayan bir şey. Zorp not aldı: “İnsanlar duyguyu hayvana benzetince biz anlıyoruz. Yoksa ‘hormon salgısı’ deselerdi anlamazdık.”
2. İstanbul yine başrol: Aşk hikayeleri hep şehrin bir köşesinde. Galata’da, vapurda, arka sokakta. Şehir aşkı seyrediyor, bazen de engelliyor.
3. Dili: Polisiye Ahmet Ümit’ten farklı. Daha çıplak, daha yaralı. Cümleler kısa. Tokat gibi vurup geçiyor.
Zayıf yanı ne?
Herkes mutlu bitsin bekliyorsan üzülürsün. 14 öykünün 10’unda kalp kırığı var. Tix okurken buğulanıp durdu: “Bunlar aşkı niye bu kadar acıtıyor?”
Kime göre?
Aşk acısı çekene ilaç gibi gelir. “Aşk güzel şey” masalı bekleyene değil. Gerçekçi, acı ama dürüst.