Feride... Bir çalıkuşu romanından fırlayıp 70'li yılların siyasi mücadelelerinin arasında kalmış ince, kırılgan bir ruhun sessiz asi öyküsünün baş karakteri...
Siyasal çatışmaların arasında kalmış bir kadının kimliğini kazanma çabasını, belki modernleşme sancısını, aşklarını, duygularını ve bireysel özgürlüğünü edinme savaşını feminen bir tavır, feminist sayılabilecek bir duruşla aktarmış yazar. İlk okuduğum romanı olmasına rağmen cümleleri kurarken duyguları kelimelerle bağlama rutinine bayıldım Erendiz Atasü'nün. Bir sanatçı edasıyla cümleleri duygu yüklü kelimelerle süsleyerek gerçeğini bir şiir gibi anlatmış kitapta.
Sol siyasi hareketlerin içinde yer alan Feride, farklı dönemlerde farklı erkeklerle ilişkiler yaşarken aynı zamanda kendi kimliğini ve kadınlığını anlamaya çalışıyor gibiydi. Çocuğu olmayan bir kadının üvey bir çocukla olan bağının ne kadar güzel olabileceğini tüm kitaba yayan yazar bu sırada kitabın içerisine bir çok psikolojik tahlil de eklemiş. Yaşantıların bir kadın üzerinde bırakabileceği derin izler üzerinden birçok tahlili süslü cümlelerle zihnime aktarırken hikayede yavaş yavaş yaşlanan Feride kaçınılmaz vuslata da kavuştu elbet. Birçok karakteri toplumsal baskılar ve siyasi görüşlerle, duygusal psikolojik tahliller üzerinden ayrı ayrı ele alırken, bunları politik olan görüşlerle öyle güzel harmanlamış ki hikayenin içerisinde hiçbiri birbirinden ayrı nesneler gibi durmamış. Üstelik hikayenin bir de Kamuran'ı vardı. Hepimizin bildiği Çalıkuşu Feride ve Kamuran ilişkisini modernize edip sunmuş gibiydi yazar. Bazen minik dokundurmalar da yapmıyor değil elbette eski haline ancak modernize edilmiş haliyle daha güçlü duran bir Feride var kitapta. Tüm nahifliği ve kırılganlığına rağmen dimdik durmayı başarmış bir kadın olmuştu en sonunda. Desteklemediğim ve benim zihnimin alamadığı bazı görüşlerle birlikte sunmuştu bu hikayeyi yazar, ancak bunlar da hayatın içinde olan olgular elbette.
Sonuç olarak olay örgüsünden çok karakterlerin iç dünyalarına ve düşünsel çatışmalarına odaklanan bu eser, hızlı ilerleyen bir roman değil; daha çok psikolojik ve düşünsel yoğunluğu olan bir sanat eseri gibi. Özellikle kadın karakterlerin derin psikolojik analizi ve içsel çözümlemeleri oldukça güzel aktarılmış. Kadın edebiyatına ilgi duyanlar, belki feminist kuramın roman üzerindeki etkisini merak edenler, psikolojik derinliği olan romanları sevenler bu kitabı okumalı.
Keyifle okundu...