·640 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Haziran 2026 17:49 Kendini güvendiğin birinden korkarken bulmak insanı her zaman daha çok yaralar.
Karanlığın içinde,ip üzerinde yürüyen bir Cambaz. Dili doğrulara küsmüş,kim olduğunu bilmeyen bir Yalancı. Unutmayın... Bir ipte iki cambaz oynamaz.
Kahve molası okurları kitap kulübümüzde okumaya başladığımız 7 tutsak 1 ölü serisinin üçüncü kitabı olan cambazı az önce bitirdim. Ve serinin diğer kitapları gibi bu kitabı da çok severek ve akıcı bir şekilde okurdum. Bu ayın favori kitaplarından biri oldu benim için.Bu kitapta tutsakların aralarında olan bağın derinleşmesi çok güzeldi. Psikolojik gerilim türünde okumayı seviyorsanız bu seriyi önerebilirim. Sadece içerisinde bulunan bazi sahneler tetikleyici olabilir. Ama yazarın kalemi çok akıcı olduğu seri rahat bir şekilde okunuyor. Ve her kitapta tempo ve duygu yoğunluğu artarak devam ediyor. Dördüncü ve serinin son kitabını merakla ve heyecanla bekliyorum
Spoiler içerir!!!
Düzenbaz kitabının sonunda Afra bir olay yüzünden intihar ediyordu. O yüzden üçüncü kitabımızın başında Afra kendini Ölüm'ün elinde başka bir yerde tutsak olarak buluyor. Ölüm Afra'yı yaşatmak için bir bodrum katına getiriyor ve Afra'yı hayatta tutmaya çalışan doktor ise bir organ mafyası. Okuduklarımızdan sonra Doktor Senem'in de normal biri olmadığını görüyoruz. Afra'ya davranışları gerçekten kötüydü. Afra bodrum katindayken yanına bir psikiyatrist geliyor. Ve bu psikiyatrist maskelilerden biri olan on üç numara. İlginç olan bir diğer detay ise on üç numaranın daha önce Ölüm'ün kendisine de terapi vermesi. Afra'nın karşısına bir fırsat çıkıyor ve bulunduğu yerden kaçmaya çalışıyor. O sahneyi okurken acaba başarabilecek mi diye heyecanlı bir şekilde okudum. Afra'nın daha sonra tutsakların yanına dönünce hepsiyle konuşması ve zamanla aralarının düzelmesine sevindim. Afra ve Mete'nin arasında olan abi-kardeş ilişkisi de benim hoşuma gitti.Kitapta beni en çok şaşırtan detaylardan biri Kutay'in en başından beri hep rol yapması oldu. Ondan böyle bir şey çıkmasını hiç beklemiyordum. Ve Kutay ile Çağrı da Ölüm'ün annesinin öldüğü gece oradalarmış. Tutsakların oynadığı doğruluk ve cesaret oyununda Sarp ve Egemen'e verilen cesaret oyunu çok kötüydü. Okuması kolay bir sahne değildi. Ölüm'ün daha sonra Sarp'a vermiş olduğu ölüm orucu cezasında,Sarp'in durumuna çok üzüldüm. Arkadaşları yanında yemek zorunda kalıyorlar ve o hiçbir şey yapamıyor.Kitapta Çağrı , Ölüm ve Afra'nın olduğu çatı katı sahnesinde gerilim yüksekti.Kitabın sonlarına doğru Afra'nın da neden o evde olduğunu ve ölüm ile ilk tanıştıkları zamanı okuyoruz . Sonda hiç beklemedigim birinin ölümünü okudum. Çok üzüldüm o karakterin ölmesine. Final sahnesini okuduktan sonra bir süre duvara baktım sadece :( Ve biran önce dördüncü kitabın çıkmasını bekliyorum. Egemen'in hikayesinde çok kötü şeyler çıkacağını düşünüyorum. Ayrıca Kutay ve Egemen'in Ölüm ile bir iş birliği yaptığını düşünüyorum. Kitap ile birlikte ikisine de güvenim kalmadı malesef. Bütün gerçekleri dördüncü kitapta okuyacağız.
Kitaba puanım:10/10