Hangi Tevbe Siler Bu Simsiyah Nakışı
Benim göğsümde vuruşan iki dev var Biri çamurdan, diğeri nardan Parmak uçlarımda sızlayan ağır duman Hangi ağacın gölgesine sinmişti de ben duymadım? Kendi kanımla çizdiğim eğriler Ruhumun duvarlarında kıvranıyor yılan gibi Bakışlarımda kırık camlar, dilimde toprak tadı İrin gibi taşımışım sırtımda ben bu dünyayı Kutsal kitapların kenarından sızan ince ışık Neden vurmadı benim karanlık koridorlarıma? Yolların bittiği yerde başlayan yolculukta Hangi eşiğe eğildiysem alnımda asrın kirleri Hangi kelimeye tutunduysam elimde kalmış mürekkebi Dilime dolanan her ayet boğazıma batıyor artık paslı tel gibi Söyleyin şimdi, hangi nefesle çağırayım inayeti? Mermer soğukluğu çökmüş secdelerime Kalbim, o telaşlı ve ürkek kuş, şimdi mermerden heykel. Parçalanmış üniforma gibi duruyor kefenim, Dikiş yerlerinden sökülüyor amelime olan güvenim Kanatıyor sorular defalarca adını koyamadığım yarayı Suskun yangınlar dişliyor vahşice etimi Söyleyin şimdi, hangi duayla uyandırayım kendimi? Ne güneşin vaadi var artık ne de gölgenin tadı Üstümde tepinen adımların sesi çekiliyor birer birer Toprak en sadık, en ağır örtüymüş meğer Emanet nefesle kurduğum o heybetli kuleler Göğüs kafesime yıkılıyor enkazları Ey ismimi mezar başında terk edenler Söyleyin şimdi, hangi dille anlatsam yarım kalmışlığımı? Söyleyin, hangi tövbe siler bu simsiyah nakşı?
Sayfa 9 - Hüseyin Aslan
Şiir
··
523 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
💝 nefis olmuş, yüreğinize sağlık..
Hüseyin Aslan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum Zühre, var olun 🙏🏻