Bu sayfada paylaştığım her şiirimin, her yazımın ve her düşüncemin arkasında zaman, emek ve zihinsel bir süreç var. Yazdıklarımı paylaşma amacım yalnızca beğeni kazanmak ya da etkileşim üretmek değil, bir düşünceyi aktarmak, bir duyguya dokunmak ve anlamlı bir iletişim kurabilmektir.
Bu nedenle sosyal medyada giderek daha sık karşılaştığım ''okunmadan yapılan beğenilere'' dikkat çekmek istiyorum.
Bugün bazı insanların platforma girer girmez birkaç saniye içerisinde onlarca paylaşımı beğendiğini görüyorum. Hatta öyle hesaplar var ki yaklaşık 10 saniye içinde 10-20 farklı paylaşıma beğeni bırakabiliyor. Bunun fiziksel olarak o içerikleri okuyarak yapılması mümkün değil. Bu durum, beğeninin bir değerlendirme aracı olmaktan çıkıp otomatik bir refleks haline dönüştüğünü gösteriyor.
Oysa bir paylaşımın içeriğini görmeden, ne anlattığını bilmeden, hangi düşünceyi savunduğunu anlamadan verilen beğeni, gerçek bir takdir değildir. Çünkü takdir, önce anlamayı gerektirir.
Belki o metinde sizin tamamen karşı olduğunuz bir görüş savunuluyor, belki eleştirdiğiniz bir düşünce dile getiriliyor ya da asla desteklemeyeceğiniz bir yaklaşım anlatılıyor. İçeriği okumadan yapılan bir beğeni, neyi beğendiğinizi bile bilinmediğiniz bir davranışa dönüşür.
Açık konuşmak gerekirse, benim otomatikleşmiş beğenilere ihtiyacım yok. Bir yazının yüzlerce kez okunmadan beğenilmesindense, birkaç kişinin gerçekten okuyup üzerine düşünmesi benim için çok daha değerlidir.
Eğer bir paylaşımı okumaya vakit ayırmayacaksanız, beğenmek zorunda değilsiniz. Hatta hiç beğenmemeniz, ne olduğunu bilmeden bırakılan bir tıklamadan daha anlamlıdır.
Önce okuyun. Anlamaya çalışın. Katılın ya da katılmayın. Beğenin ya da eleştirin. Ancak bunu neye tepki verdiğinizi bilerek yapın.
Çünkü emeğe duyulan gerçek saygı, önce onu okumaktan geçer. !.