Evet geldik serinin 3. kitabına. İs Kokan Zeytin Ağacı 3 2. kitap Mihra ve Yusuf Agahın düğün günlerinde savaşın, Mihra’nın yaşadığı Balamir'e kadar yayılmasından dolayı Yusuf Agah'ın Karahan'a göreve çağrılmasıyla bitiyordu. Yusuf Agah Mihra’yı Türkiye'de kalmaya zor da olsa ikna etse de Mihra, ailesinden ve Yusuf Agah'tan bir haber alamadığı için Balamir'e dönme kararı verir. Geri döndüğünde ise ailesine bir zarar gelmese de, doğup büyüdüğü şehrin bombalar tarafından yıkıldığını görür.
Yazar savaşın adım adım nasıl yayıldığını, savaşın iyice büyümesi ile bomba saldırıları, açlık ve kıtlık gibi sorunların iyice artmasını, insanların fiziksel acıların yanında psikolojik acılara da maruz kaldığını, insanların umudunun giderek nasıl tükendiğini çok başarılı bir şekilde işlemiş.
Tüm bu acıların içinde Mihra’nın tek dayanağı Yusuf Agah. Nitekim o da bir göreve gidip uzun zaman dönmeyince, yani düşmana esir düşünce, Mihra tek dayanağı olan Yusuf Agahı da kaybediyor. Aylarca geri dönmesini bekliyor ama Yusuf Agah'tan tek bir iz bile bulunamıyor. Ve bir gün ailesiyle kaldığı evin bombalanması sonucunda bütün ailesini kaybediyor. O enkazdan günler sonra sadece kendisi sağ kurtuluyor. Mihra kayıtlara ölü olarak geçiyor ama son anda yaşadığının fark edilmesi üzerine acil hasta olarak Türkiye'ye gönderiliyor. Kendine geldiğinde ise geçmişine dair hiçbir şey hatırlamıyor. Sadece Yusuf Agah’ın ismini ve yüzünü hatırlıyor.
Yusuf Agah ise esir alındığı teröristler tarafından hapsediliyor ve türlü işkencelere maruz kalıyor. 15 ay boyunca orada tutulduktan sonra sonunda özgürlüğüne kavuşuyor. Türkiye'de bu durumun haber olması üzerine Mihra haberlerde Yusuf Agah'nın resmini görüyor ve geçmişine dair Yusuf Agah ile evli olduğunu hatırlıyor. Ama geri kalan ailesi ile ilgili hiçbir şey hatırlamıyor. Geçmişten kalan birçok yaraları olmasına rağmen sonunda çiftimiz kavuşuyor ve kitabımız bu şekilde bitiyor.
Kitapta en üzüldüğüm kısım Elif'in bu şekilde ölmesi oldu. Zaten Bilal'le kavuşur kavuşmaz ayrılmışlardı. Bilal'in savaştan geri dönemeyeceğini bir şekilde tahmin ediyordum ama Elif'in bu şekilde ölebileceğini hiç tahmin etmiyordum. O yüzden bu kısma çok üzüldüm.
Diğer bir konu ise Ahmet'le Asude. Ahmet'in bir görev sırasında teröristlerin elinden Asude’yi kurtarması, ona yaşamak için umut vermesi, elinden tutması iyileşmesine yardım etmesi çok güzeldi. Ahmet zaten görür görmez Asude’yi sevdi ama Asude'nin bir anda değil de zamanla, yaraları iyileştikçe Ahmet'i sevmesini de doğru buldum. Bu ikili de kitabın sonunda kavuşan mutlu çiftlerimizden oldular.
Kitabı tanımlamam gerekirse bu kitap tamamen bir hisler kitabıydı. Aile, dostluk, sevgi, sabır, vatan sevgisi ve aşk. Bana bütün bu duyguları hissettirdi. Çok beğenerek devamında ne olacak diye sabırsızlıkla okuduğum bir kitap oldu. Bu yüzden okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Şule Avlamaz