Öncelikle böyle güçlü bir kaleme sahip bir yazarı keşfetmekten büyük mutluluk duyuyorum. Sage Taylor, daha ilk kitabından beni kendine hayran bıraktı. Hatta artık gönül rahatlığıyla "Ne yazarsa okurum." diyebileceğim yazarlardan biri oldu.
Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri ise temposuydu. Bir an olsun sıkılmaya fırsat bulamıyorsun. Akıcı dili ve merak duygusunu sürekli canlı tutulduğu için kurgusuyla sayfalar kendi kendine aktı gitti.
Olivia ve Max'in birbirlerinden tamamen farklı karakterler olmalarına rağmen aralarındaki o karşı konulamaz çekim çok güzel işlenmişti. Sürekli didişmeleri, duygularını inkâr etmeye çalışmaları ve buna rağmen birbirlerinden uzak duramamaları hikâyeyi daha da keyifli hale getirdi.
Ben kitabı iki gecede resmen yalayıp yuttum. Elimden bırakmakta zorlandım diyebilirim.
Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim. 🩷