Bu kitapta siz okuyucu değilsiniz, Pip’in ta kendisisiniz. Yaşadığı bütün duyguları her ayrıntısına kadar hissedeceksiniz, bolca ters köşe olacaksınız. Her ayrıntısında sıradanlıktan uzaklık bulunduran bu kitap, asla yalapşap yazılmış bir senaryo bulundurmamakla birlikte, çok derin karakter analiz becerisine sahip, sosyal zekâsı fazlaca yüksek bir adam tarafından kaleme alınmıştır. Bu adam beni İki Şehrin Hikayesi adlı kitabı ile büyülemiş ve bütün eserlerini okuma girişiminde bulunmamı sağlamıştır.
Her ne kadar birçok insan hikâyenin güzelliğine kapılsa da benim Charles Dickens’a hayranlığım, yukarıda da bahsettiğim gerçek hayattaki insanları anlayış kapasitesi ve bunu kendi kitaplarında muhteşem bir şekilde sergileyişinden ötürüdür.
—Spoiler—
Örnek vermek gerekirse, hikâyenin sonuna doğru Pip’in artık elinde hiçbir şeyi kalmayıp hasta yataklarına düştüğü bölümde Joe’nun Biddy’den bahsetmesi üzerine Pip eski hatıralarına geri döner. Estella’dan tamamen umudunu kesmiştir ve beyni hep haksızlık ettiğini düşündüğü Biddy’ye doğru yönelir. Kendine yeni hayaller kurar, köye beklentilerle döner, Biddy’nin çoktan başka biri ile hayat kurabileceği ihtimali aklına dahi düşmez. Biddy’nin Joe ile olan evliliği ve Pip’in bundan habersiz, Biddy’nin hâlâ kendisini beklediği düşüncesi, aslında bunu Joe’ya söylemeye çok yaklaştığı hâlde pot kırmaktan ucuz kurtulması, ana hikayeyle bağlantışı olmayan bir ayrıntıdır aslında ama benim için bu kitabın gerçek hayatla bütünleşik yazılmış bir kurgu olduğunun göstergesidir.
Ya da Estalla’nın annesinin tıpkı kızı gibi katı mizaçlı biri olması ve annesine ait bu bilgilerin çok daha önceden kitapta yavaş yavaş okuyucuya yedililmesi bana çok gerçekçi bi hikayeyi okuyormuşumcasına bir deneyim sunmuştu.
Ancak kurguda zayıf bulduğum bazı noktalar da oldu. Örneğin Provis’in Estella’nın babası olması biraz mantık dışıydı ve bana “E yok artık.” dedirtti. Birazcık olasılıkların sınırlarıyla oynamış yazar. Ayrıca diğer şok edici olaylara kıyasla kitapta çok daha hızlı tahmin edilebilir bir şekilde yazılmış. Bu da bana açıkçası birazcık çok düşünülmeden ya da sonradan kurguya katılmış olabileceğini düşündürttü.