·153 syf.····Okunma: 07 Haziran 2026 13:31 Çok sevdiğim birisi kitap okuma eyleminin esas okuyacağımız kitapları bulabilmek için olduğunu söylemişti.
İlk duyduğumda tam olarak neden bahsedildiğini anlayamamıştım ve bana şöyle açıklamıştı: Hayatımız boyunca yüzlerce kitap okuruz. Bazılarını unuturuz, bazılarını severiz ama öyle kitaplar vardır ki onlara denk geldiğimizde "İşte bu, benim hayat rehberim bu." deriz. O kitaplar daima baş köşemizde olur. İhtiyaç duyduğumuzda elimizi uzatır, birkaç sayfa okur ve evet, o kitap yine bize rehberlik etmiştir. O kitabı okudum ve bitirdim demeyiz çünkü yaşamımız boyunca o kitabı tekrar tekrar okumaya devam ederiz. Elbette o kitabı bulmak kolay değildir, o kitabı bulmak için binlerce sayfayı elemek gerekir.
Öğrenmeyi Öğrenmek kitabını alırken bu kitabın rehberim olabilecek, daima masamda durup elimi uzatabileceğim bir kitap olacağını umut etmiştim. Hayatımın henüz başları diyeceğim bir dönemde olduğumu düşünürsem büyük bir kibirdi bu. Ancak beni rehber kitabıma götürebilecek önemli bir basamak olduğunu itiraf etmeliyim.
Kitap, genel olarak incelendiğinde sorularınıza cevap vermiyor. "Evet, ben bunu yaparsam öğrenebilirim." diyemiyorsunuz. Ancak çok daha iyisini yapıyor: Size yeni bir soru sorduruyor.
Kitapta da değinildiği gibi bizler merak duygumuzu yitirdik. Merak etmeyince, içsel motivasyonumuz olmayınca da öğrenmek anlamını bilmediğimiz, havada asılı kalan bir kavramdan öteye gitmiyor ne yazık ki.
Kitabın en önemli yanı içinizde minik bir merak kıvılcımı çıkartmasıdır. Bu kıvılcımı değerlendirip nasıl öğrenebileceğimizi kendimiz mi bulacağız yoksa "Aman, bunlar zaten bildiğim şeyler. Bana yöntemi öğretmedikten sonra neye yarar bu kadar kitap?" diyip o küçük kıvılcımı söndürecek miyiz o bize, seçimimize kalmış.
Doğru olanı seçmemiz dileğiyle...