Beano Dennis & Gnasher: Canavar Sebzelerin Saldırısı #okudumbitti
Beanotown’da “bugün de sakin geçer” diye başladığımız bir günün, birkaç sayfa sonra tam bir sebze kıyametine dönmesini izlemek inanılmaz eğlenceliydi. Bu yazarın temposunu ve mizahını gerçekten çok sevdim. Hikâye hem hızlı akıyor hem de çocukların (hatta benim gibi okurken gülen yetişkinlerin de) dikkatini bir an bile düşürmüyor.
Dennis’in sabırsızlığıyla başlayan olaylar, klasik “yaramazlık yaptı ve bitti” çizgisinde kalmıyor; tam tersine giderek büyüyen bir maceraya dönüşüyor. Bir bakıyorsunuz kasabada normal sebzeler yok, her köşe başında “bu kadar da olmaz” dedirten devasa, huysuz ve aşırı özgüvenli sebzeler var. Ve bu absürtlük o kadar iyi kurulmuş ki, komik olduğu kadar merak da ettiriyor: “Peki bunu nasıl durduracaklar?”
Dennis–Gnasher ikilisi yine kitabın kalbi. Gnasher’ın sahneleri özellikle çok tatlıydı; bazen tek bir bakışıyla bile sayfaya enerji katıyor. Dennis’in hatasını düzeltmeye çalışırken sürekli başka bir şeye bulaşması da ayrı komik… Ama hikâyenin altına gizlenen şey de hoşuma gitti: arkadaşlık, birlikte çözüm arama ve “tamam, hata yaptım ama toparlayabilirim” duygusu çocuklara çok iyi geçiyor.
Çizimler ayrı bir artı. Sayfalar hareketli, mimikler çok canlı ve tam bir “okurken kafamda çizgi film açıldı” hissi veriyor. Bu yüzden özellikle kitap okumayı sevmeyen, uzun metin görünce kaçan çocuklar için de çok iyi bir köprü bence. Hem çizgi roman tadı var hem de hikâye akışını takip etmek kolay.
Eğlenceli, tempolu, bol kahkahalı ve “bir bölüm daha” dedirten bir macera. Evde sebzeleri biraz daha dikkatli izlemeye başladık yalnız…
@maxicocuk
#beanodennisandgnasher #canavarsebzelerinsaldırısı #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri