İlk cinayet davanızda karşı tarafın, size hukuk dünyasında bildiği her şeyi öğreten savcı kocanız olduğunu düşünün. Ve savunduğunuz adamın tek bir kelime bile konuşmadığını…
Genç ceza avukatı Leila Reynolds, kariyerinin ilk büyük cinayet davasını alıyor. Öldürülen kişi hukuk dünyasının saygın isimlerinden; Kraliyet Mahkemesi Hakimi Anton Smythe. Davanın yankısı zaten büyükken, Leila’nın müvekkili tam bir kapalı kutu: Neden özellikle Leila’yı avukatı olarak istediğini açıklamıyor ve inatla konuşmayı reddediyor! İşler yeterince sarpa sarmamış gibi, davanın savcısı da Leila’nın kocası Julian çıkıyor. Mahkeme salonundaki gerilim sadece davayla sınırlı kalmıyor anlayacağınız; evlilikleri, güç dengeleri ve geçmişleri de masaya yatırılıyor.
Dürüst olayım; kitap başta beni pek sarmadı. Biraz durağan ilerliyordu. Ama sonrasında yazar resmen çenemi kapattı! Kitabın o mahkeme bölümlerine bayıldım. O büyük güne gelene kadar sayfa sayfa gün sayıyoruz; Leila’nın konuşmayan müvekkiliyle ne yapacağını, küçük ipuçlarının peşinden adım adım büyük güne nasıl yürüdüğünü okumak keyifliydi.
Ben başta Leila’yı biraz saf bulmuştum, yalan yok. Ama geçmişten gelen birinin gönderdiği notlarla yazar gerilimi tam doğru noktalarda öyle bir tırmandırmış ki... Hele olaya tanık olan gizemli birinin gözünden okuduğumuz bölümler vardı ki, o karakteri "X" olarak tanımak ve son ana kadar kim olduğu hakkında tahminler yürütmek harikaydı! Kitap boyunca herkes birbirine hamle yapıyor. Kim doğru söylüyor, kim manipüle ediyor, kime güveneceğinizi asla bilemiyorsunuz.
Olay tam bir psikolojik savaşa dönüşüyor. Benim de bazı tahminlerim vardı ama yazar ters köşe yaptı, tam 12'den vuramadım. Mahkeme sahneleri, sorgular, stratejik oyunlar o kadar akıcıydı ki, kitap resmen su gibi aktı.
Ama... Gelelim o sona! Sadece, bu kadar güzel bir kitapta o ucu açık son niye be yazar? Tam kitap bitti derken, rahat bir nefes almışken son dakika golü attı ve bizi resmen jüri koltuğuna oturttu. Bi sor bakalım bana, ben jüri olmak istiyor muyum?
Son dakikadaki o jüri krizi hariç, iyi ki okumuşum dediğim, ters köşesi bol, nefis bir kitap oldu. Hukuk gerilimi sevenler mutlaka şans versin!