Suç ve Ceza Üzerine
Puan vermedi·704 syf.··
2026 2. kitabı
(spoiler içerir) Suç ve Ceza, okurken beni sürekli ikileme düşüren, şaşırtan, kızdıran, yer yer heyecanlandıran ama bir o kadar da duygulandıran; suç ve suçlu kavramlarını sorgulamama neden olan bir kitaptı. Kitap boyunca Raskolnikov'un o küçük, eski ve perişan odasında sanki onunla birlikte yaşıyormuş gibi hissettim. Onun pişmanlıklarını ve vicdan azabını hissederken, aynı zamanda bu suçu işlemesine neden olan teorisini de sürekli sorguladım. Dostoyevski, Raskolnikov'un iç dünyasını öyle ayrıntılı bir şekilde yansıtıyor ki okur olarak onun zihnindeki çatışmaların bir parçası hâline geliyorsunuz. Beni en çok etkileyen şeylerden biri de Sonya ile kurduğu bağ oldu. Kitabın başlarında geçen “İnsanın gidebileceği en azından bir yeri olmalı.”düşüncesi aklımda kalmıştı ve kitabın sonlarına doğru Sonya'nın, Raskolnikov'un gidebildiği tek yer olması etkileyiciydi. Raskolnikov'a göre ikisi de birer suçluydu ve ikisi de bu yolu kendileri seçmişti. Onun gözünde Sonya da kendisi gibi toplumun çizdiği sınırların dışına çıkmıştı. Bu düşünce beni uzun süre düşündürdü. Çünkü bir yandan seçimlerinden sorumlu görünen insanlar vardı, diğer yandan onları bu seçimlere sürükleyen yoksulluk, çaresizlik ve yalnızlık. Kitapta beni en çok düşündüren sorulardan biri de şuydu: Eğer Raskolnikov o gün yalnızca yaşlı tefeci kadını öldürse ve Lizaveta olay sırasında oraya gelmeseydi, toplum bu suça aynı şekilde bakar mıydı? Raskolnikov'un “olağanüstü insan” teorisi bu durumda daha mı ikna edici görünürdü? Bana göre Lizaveta'nın ölümü, olayın ahlaki boyutunu daha da ağırlaştırıyor. Ancak şu da bir gerçek ki Raskolnikov'un teorisi baştan itibaren hatalı ve eksikti. Çünkü teorisinde tanımladığı olağanüstü insanlar bir suç işlediklerinde herhangi bir suçluluk duygusu ya da vicdan azabı hissetmiyorlardı. Oysa Raskolnikov bir insandı ve hesaba katmadığı şey de kendi vicdanıydı. Teorisindeki kahramanlar bir düşüncenin ürünüydü; duyguları yoktu. Kitaptaki tüm karakterlerin kendine ait bir hikâyesinin olması, olayların büyük bir ayrıntıyla işlenmesi ve bütün bunların yanında heyecan duygusunu bir an olsun kaybettirmemesi, Suç ve Ceza'yı tam anlamıyla bir başyapıt hâline getiriyor. Romanı bitirdiğimde aklımda yalnızca bir cinayet hikâyesi değil; vicdan, adalet, suç ve insan doğasına dair pek çok soru kalmıştı.
Duygu ve Düşünce
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,6bin okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.