Marquez'in büyük bir övgüyle bahsettiği ve defalarca kez
okuduğu, büyülü gerçekçilik akımının öncü eserlerinden biri Pedro Paramo. Juan, annesinin vasiyeti üzerine babası Pedro Paramo'yu bulmak için Comala köyüne gider. Ancak köyde yaşayanlarla değil de ölülerin hayaletleriyle karşılaşır. Ölümle yaşamın iç içe geçtiği tuhaf bir yolculuğa çıkar Juan. Toprak ağası olan Pedro Paramo'nun yaşam hikayesi üzerinden günah, pişmanlık ve sosyal çöküş kavramları ele alınır.
Takip etmesi oldukça zor bir kitaptı benim için.
karakterlerı, yaşanan zamanı ve olayları kavrayabilmek büyük bir dikkat istiyor. Filmi de varmış ancak izler miyim bilemiyorum.
Kitabın seveni ve öveni çok olsa da benim beklentilerimi
karşılayamadı ne yazık ki..