Pedro Paramo

7,7/10  (20 Oy) · 
37 okunma  · 
9 beğeni  · 
929 gösterim
İspanyolcanın Don Quijoteden sonraki en büyük başyapıtı! Her yolu kullanarak istediği her şeyi elde eden toprak ağası, kötülüğün ta kendisi Pedro Páramo... Ölüm döşeğindeki annesinin -Marquezin Macondosuna esin kaynağı olacak- hayaletli köy Comalaya babasını aramaya gönderdiği Juan Preciado... Pedro Páramonun çocukluk aşkı, bütün ömrünce tutkuyla sevdiği Susanna San Juan... Ve hem Meksika edebiyatının hem de bütün İspanyolca edebiyatın temel taşlarından Juan Rulfonun tek romanı: Pedro Páramo.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    132
  • ISBN:
    9786050905090
  • Orijinal Adı:
    Pedro Páramo
  • Çeviri:
    Süleyman Doğru
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Seda 
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okuduysanız ve sevdiyseniz eğer, Pedro Paramo'yu da muhtemelen beğeneceksiniz çünkü Juan Rulfo, Marquez'in en önemli ilham kaynaklarından biri. Marquez'in deyimiyle ilk dört kitabını yazmasının ardından tıkanan yolunu açan ve başyapıtı Yüzyıllık Yalnızlığı ortaya koyabilmesini sağlayan kitap Pedro Paramo. Söylenenlere göre Marquez, Pedro Paramo'yu o kadar çok sevmiş ki, kitabı defalarca kez okuyarak, kitabın sayısız yerini ezberden okuyabilir hale gelmiş.

Juan Rulfo, Carlos Fuentes ve Gabriel Garcia Marquez ile birlikte büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika'daki ilk temsilcilerinden, dolayısıyla aynı coğrafyanın bu üç ünlü yazarının kitapları arasında da çok sayıda benzerlik bulunmakta, özellikle de Pedro Paramo ve Yüzyıllık Yalnızlık arasında. Kitapta Juan Preciado adlı karakterin, annesinin ölümünün ardından, onun vasiyeti üzerine, babasını bulmak amacıyla annesinin köyü Comala'ya gitmesi anlatılıyor. Roman boyunca, Preciado'nun ve köydekilerin gözünden annesinin, babasının ve köylülerin, hayaletler eşliğinde, iç içe geçmiş hikayelerini dinliyoruz.

Latin Amerika edebiyatına ısınamadığım için, kitabı da pek sevemedim doğrusu. İnternette bu kadar olumlu yorumu dolanırken, kitabı sevemediğim için kendimden de utandım ayrıca. Ya doğru bir zaman değildi, ya da çeviri kötüydü diyeceğim ama benim okuduğum kitap Can Yayınları'nın Tomris Uyar çevirisiydi. Dolayısıyla ikinci seçenek geçerli değil sanırım. Fakat, Pedro Paramo ileride kesinlikle tekrar okuyacağım ve bir şans daha vereceğim bir kitap. Dediğim gibi Marquez ve Yüzyıllık Yalnızlık severler mutlaka seveceklerdir bu kitabı.

DESTİNA ÖYKÜ 
 24 Tem 18:50 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Latin Amerika edebiyatı eserlerini okuyunca nedense Türk edebiyatı eseri okuyormuş gibi benzerlikler görmeme neden oluyor. Tabi her yazar için ayni şey söz konusu değil. Ama bu kitabindan dolayi Juan Rulfo bu benzer yazarlar listemde en ust sirada ki yerini aldı. Coğrafya farklı , insanlar farklı ama yaşananlar hep aynı.

Kitabın konusu Pedro Paramo Meksika da zorla, haydutlukla kötülükle elde ettiği toprak ağası yaptığı köy de köylülere karşı yapmış olduğu haksızlıklar ve baskının sonucunda yaşananları, yaşamış olduğu Aşkı ve bu Aşk' in neticesinde psikolojisinin ona etkisini anlattığı, Meksika ' da o dönem yaşanan bir çok olaya özellikle devrim için olan olayların sebebini ortaya koyan kısa ama etkileyici bir eser.

Juan Rulfo, Carlos Fuentes ve Gabriel Garcia Marquez ile birlikte büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika'daki ilk temsilcelerindendir. Latin Amerika edebiyatı sever bir okuyucuysaniz mutlaka tavsiye ederim.

zeynep oruç 
23 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yanılmıyorsam kitabı twitter hesabından Ahmet Ümit tavsiye etmişti. Böyle adı fazla duyulmamış yazarları okumayı daha çok seviyorum. Ben de merak edip almıştım. İnce bir kitap zaten, ilk 20 sayfa falan sadece okudum pek anlayamadım bir şey. Kitabın sonlarına doğru kavranıyor kitabın tamamı. Çok beğendiğim bir kitaptı. Meksika'da bir köyde geçiyor, toprak ağası Jose Saramago'nun çevresinde gelişiyor olaylar. Daha çok ölüler başrolde. Daha sonra öğrendim ki Marquez Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmadan önce bu kitabı okumuş ve çok etkilenmiş. Kitabında da bu belli oluyor zaten. Etkileyici bir kitaptı, tavsiye ederim.

Ceylan Ç. 
28 Haz 10:27 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır.

Yazmış Juan Rulfo. Çok az yazmasina rağmen bir kitaba sığdırmış tüm söylemek istediklerini.. Okudukça evet diyorum, Yüzyıllık Yalnızlık'tan sonra Meksika aşkı uyandıran ikinci kitap.

Sonra şöyle devam ediyor: -Sevdiğim bana bir mendil verdi Kenarları gözyaşıyla oyalı. .

SAKINCALI PIYADE 
 13 Tem 01:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

türkiye'de üç farklı yayınevinden (sırasıyla can, yky, doğan) basıldığı halde rağbet görmemiş bir juan rulfo romanı.

meksikalı romancı rulfo, sadece iki kitabıyla 2. dünya savaşı sonrası dünya edebiyatında ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. ama gel gör ki ülkemizde adını duyana aşkolsun! aslında yayınevleri cevherin farkında, zira yapıtları üç büyük yayınevinden birden yayımlanan bir yazar ancak "klasik"'tir. evet rulfo bir modern zamanlar klasiğidir. sadece latin amerika'nın değil 20. yüzyılın en iyi yazarlarından biridir.

juan rulfo'nun tek romanı olan pedro paramo, ispanyolca edebiyatının don kişot ve yüzyıllık yalnızlık ile birlikte üç muhteşem romanından biridir tüm kısalığına rağmen (130 sayfa) . bu sadece şahsi kanaatim değil, aynı zamanda edebiyat dünyasında da sıklıkla dile getirilen bir durumdur. hatta latin amerika ülkelerinde don kişot dışındaki en iyi roman olarak bakılır pedro paramo'ya. zaten gabriel garcia marquez'in taptığı ve örnek aldığı bir yazar burada söz konusu. kaldı ki marquez, bu romanı satır satır ezberlediğini ve franz kafka'nın dönüşüm adlı romanından beri (ki dönüşüm romanının etkisiyle edebiyata yöneldiği biliniyor) bir kitaptan bu kadar etkilenmediğini söylemiştir. hatta yine kendisinin anlattığına göre yüzyıllık yalnızlığı yazdığı günlerde bir arkadaşının bir gece yanına gelerek önüne pedro paramo romanını fırlattığını ve "sen de roman yazdığını mı sanıyorsun" dediğini belirtiyor. romanı aynı gece bir çırpıda okur ve romandan bir cümleyi olduğu gibi yüzyıllık yalnızlığa ilave eder. bununla da sınırlı kalmaz marquez. yüzyıllık yalnızlığın geçtiği düşsel yer olan macondo'yu yaratırken rulfo'nun comala'sını örnek alır. efsanevi arjantinli yazar jorge luis borges ise bu yapıtı tüm zamanların en iyi romanlarından biri olarak selamlarken, bir başka büyük meksikalı yazar carlos fuentes'e göre latin amerika'nın en iyi romanıdır mevzu bahis olan.

gerçekten de rulfo'yu okuyanlar görecektir ki onun dili ve tekniği büyülüdür. tarzı sıradışıdır. gerçekle düş, dün ve bugün-tarih ve gelecek iç içedir. bir yanda azteklerden bu yana meksika mitleri, öte yanda cennet-cehennem tasvirleri durur. kısa cümlelerle yerinde ve ölçüsünde adeta kusursuz kullanılan roman teknikleri (özellikle iç monolog, bilinçakışı, bakış açısı kaydırma) onu farketmemizi sağlar. bu tarzıyla adeta bir fotoğrafçıdır rulfo, bu bakımdan julio cortazar'la da etkileşim içerisinde bulunduğunu söyleyebiliriz.

üç defa filme (bir tanesini geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz efsane romancı carlos fuentes senaryolaştırmıştı), bir kez de tiyatroya uyarlanan pedro paramo daha önce bahsettiğim üzere yaşayan 100 büyük yazara sorularak oluşturulan dünya tarihinin 100 büyük yapıtı listesine girmeyi başarabilmiş bir romandır.

film : http://www.imdb.com/...8/?ref_=fn_al_tt_1

http://www.youtube.com/watch?v=ggszth_hwpu

içlerinde pedro paramo'nun da olduğu 100 büyük edebi yapıt : http://en.wikipedia.org/..._books_of_all_time

juan rulfo hakkında çeşitli görüş ve bilgiler : http://en.wikipedia.org/wiki/juan_rulfo

Kitaptan 16 Alıntı

DESTİNA ÖYKÜ 
24 Tem 18:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Günün birinde biteceğini umuyordu. Hiç bir şey sonsuza denk sürmezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiç bir anı yoktur.

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 101 - Doğan)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 101 - Doğan)

-Öldü mü? Neden peki?
-Neden olduğu anlaşılamadı. Belki de üzüntüdendir. Sürekli iç çekerdi.
-Bu kötü bir şeydir. Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır.

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 47)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 47)
Seda 
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Tanrı'nın izniyle ölürsün ama kendi istediğin zaman, onun tasarladığı saatte değil. Ya da ona istediğin bir zamanı tasarlatırsın."

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 12 - Can Yayınları)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 12 - Can Yayınları)
DESTİNA ÖYKÜ 
24 Tem 18:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Onca şeyi bu kadar yoğun biçimde hatırlamak niye? Sadece ölüm ve geçmişin o tatlı melodisi yetmez mi?

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 106 - Doğan)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 106 - Doğan)
Seda 
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Cennetin ne kadar uzak olduğunu biliyorum, ancak kestirme yollar da var."

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 12 - Can Yayınları)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 12 - Can Yayınları)

Sakin olun. Comala'ya vardığımızda sıcağı çok daha şiddetli hissedeceksiniz. Orada insan kendini közlerin üzerinde, cehennemin tam göbeğinde zanneder. Derler ki, ölüp de cehenneme giden Comala'lıların çoğu battaniyelerini almak için geri dönerlermiş.

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 10 - Doğan Kitap)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 10 - Doğan Kitap)
DESTİNA ÖYKÜ 
23 Tem 00:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Umut
" Hava ve güneş var, bulutlar var. Orada yukarıda mavi bir gökyüzü ve onun arkasında belki şarkılar, belki de daha güzel sesler var... Neticede umut var. Kaderimize rağmen bizim için umut var. "

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 29 - Doğan)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 29 - Doğan)
DESTİNA ÖYKÜ 
24 Tem 18:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Para ve Ölüm
- Al işte burada , Gerardo . Onları dikkatli harca , zira gittiler mi geri gelmezler.
Hâlâ derin düşüncelerinde dolaşan Gerardo ' nun buna yanıtı şu oldu:
- Evet, tıpkı ölüler gibi - ve ekledi-: Ne yazık ki.

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 110 - Doğan)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 110 - Doğan)

Bu köy yankılarla doludur. Bunlar sanki duvar deliklerinde ya da taş altlarında hapsolmuş gibidir. Yürürken, birilerinin senin üzerine basıp geçtiklerini hissedersin. Gıcırtılar duyarsın. Gülüşler duyarsın; gülmekten yorulmuş gibi, artık çok yaşlanmış gülüşler. Ya da kullanılmaktan yıpranmış sesler. Bütün bunları duyarsın. Bir gün bu seslerin sönüp gideceğini düşünüyorum.

Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 46)Pedro Paramo, Juan Rulfo (Sayfa 46)
2 /