Geri Bildirim
Adı:
Pedro Paramo
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
132
ISBN:
9786050905090
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pedro Páramo
Çeviri:
Süleyman Doğru
Yayınevi:
Doğan Kitap
İspanyolcanın Don Quijoteden sonraki en büyük başyapıtı! Her yolu kullanarak istediği her şeyi elde eden toprak ağası, kötülüğün ta kendisi Pedro Páramo... Ölüm döşeğindeki annesinin -Marquezin Macondosuna esin kaynağı olacak- hayaletli köy Comalaya babasını aramaya gönderdiği Juan Preciado... Pedro Páramonun çocukluk aşkı, bütün ömrünce tutkuyla sevdiği Susanna San Juan... Ve hem Meksika edebiyatının hem de bütün İspanyolca edebiyatın temel taşlarından Juan Rulfonun tek romanı: Pedro Páramo.
Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okuduysanız ve sevdiyseniz eğer, Pedro Paramo'yu da muhtemelen beğeneceksiniz çünkü Juan Rulfo, Marquez'in en önemli ilham kaynaklarından biri. Marquez'in deyimiyle ilk dört kitabını yazmasının ardından tıkanan yolunu açan ve başyapıtı Yüzyıllık Yalnızlığı ortaya koyabilmesini sağlayan kitap Pedro Paramo. Söylenenlere göre Marquez, Pedro Paramo'yu o kadar çok sevmiş ki, kitabı defalarca kez okuyarak, kitabın sayısız yerini ezberden okuyabilir hale gelmiş.

Juan Rulfo, Carlos Fuentes ve Gabriel Garcia Marquez ile birlikte büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika'daki ilk temsilcilerinden, dolayısıyla aynı coğrafyanın bu üç ünlü yazarının kitapları arasında da çok sayıda benzerlik bulunmakta, özellikle de Pedro Paramo ve Yüzyıllık Yalnızlık arasında. Kitapta Juan Preciado adlı karakterin, annesinin ölümünün ardından, onun vasiyeti üzerine, babasını bulmak amacıyla annesinin köyü Comala'ya gitmesi anlatılıyor. Roman boyunca, Preciado'nun ve köydekilerin gözünden annesinin, babasının ve köylülerin, hayaletler eşliğinde, iç içe geçmiş hikayelerini dinliyoruz.

Latin Amerika edebiyatına ısınamadığım için, kitabı da pek sevemedim doğrusu. İnternette bu kadar olumlu yorumu dolanırken, kitabı sevemediğim için kendimden de utandım ayrıca. Ya doğru bir zaman değildi, ya da çeviri kötüydü diyeceğim ama benim okuduğum kitap Can Yayınları'nın Tomris Uyar çevirisiydi. Dolayısıyla ikinci seçenek geçerli değil sanırım. Fakat, Pedro Paramo ileride kesinlikle tekrar okuyacağım ve bir şans daha vereceğim bir kitap. Dediğim gibi Marquez ve Yüzyıllık Yalnızlık severler mutlaka seveceklerdir bu kitabı.
-Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır.

Yazmış Juan Rulfo. Çok az yazmasina rağmen bir kitaba sığdırmış tüm söylemek istediklerini.. Okudukça evet diyorum, Yüzyıllık Yalnızlık'tan sonra Meksika aşkı uyandıran ikinci kitap.

Sonra şöyle devam ediyor: -Sevdiğim bana bir mendil verdi Kenarları gözyaşıyla oyalı. .

Benzer kitaplar

türkiye'de üç farklı yayınevinden (sırasıyla can, yky, doğan) basıldığı halde rağbet görmemiş bir juan rulfo romanı.

meksikalı romancı rulfo, sadece iki kitabıyla 2. dünya savaşı sonrası dünya edebiyatında ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. ama gel gör ki ülkemizde adını duyana aşkolsun! aslında yayınevleri cevherin farkında, zira yapıtları üç büyük yayınevinden birden yayımlanan bir yazar ancak "klasik"'tir. evet rulfo bir modern zamanlar klasiğidir. sadece latin amerika'nın değil 20. yüzyılın en iyi yazarlarından biridir.

juan rulfo'nun tek romanı olan pedro paramo, ispanyolca edebiyatının don kişot ve yüzyıllık yalnızlık ile birlikte üç muhteşem romanından biridir tüm kısalığına rağmen (130 sayfa) . bu sadece şahsi kanaatim değil, aynı zamanda edebiyat dünyasında da sıklıkla dile getirilen bir durumdur. hatta latin amerika ülkelerinde don kişot dışındaki en iyi roman olarak bakılır pedro paramo'ya. zaten gabriel garcia marquez'in taptığı ve örnek aldığı bir yazar burada söz konusu. kaldı ki marquez, bu romanı satır satır ezberlediğini ve franz kafka'nın dönüşüm adlı romanından beri (ki dönüşüm romanının etkisiyle edebiyata yöneldiği biliniyor) bir kitaptan bu kadar etkilenmediğini söylemiştir. hatta yine kendisinin anlattığına göre yüzyıllık yalnızlığı yazdığı günlerde bir arkadaşının bir gece yanına gelerek önüne pedro paramo romanını fırlattığını ve "sen de roman yazdığını mı sanıyorsun" dediğini belirtiyor. romanı aynı gece bir çırpıda okur ve romandan bir cümleyi olduğu gibi yüzyıllık yalnızlığa ilave eder. bununla da sınırlı kalmaz marquez. yüzyıllık yalnızlığın geçtiği düşsel yer olan macondo'yu yaratırken rulfo'nun comala'sını örnek alır. efsanevi arjantinli yazar jorge luis borges ise bu yapıtı tüm zamanların en iyi romanlarından biri olarak selamlarken, bir başka büyük meksikalı yazar carlos fuentes'e göre latin amerika'nın en iyi romanıdır mevzu bahis olan.

gerçekten de rulfo'yu okuyanlar görecektir ki onun dili ve tekniği büyülüdür. tarzı sıradışıdır. gerçekle düş, dün ve bugün-tarih ve gelecek iç içedir. bir yanda azteklerden bu yana meksika mitleri, öte yanda cennet-cehennem tasvirleri durur. kısa cümlelerle yerinde ve ölçüsünde adeta kusursuz kullanılan roman teknikleri (özellikle iç monolog, bilinçakışı, bakış açısı kaydırma) onu farketmemizi sağlar. bu tarzıyla adeta bir fotoğrafçıdır rulfo, bu bakımdan julio cortazar'la da etkileşim içerisinde bulunduğunu söyleyebiliriz.

üç defa filme (bir tanesini geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz efsane romancı carlos fuentes senaryolaştırmıştı), bir kez de tiyatroya uyarlanan pedro paramo daha önce bahsettiğim üzere yaşayan 100 büyük yazara sorularak oluşturulan dünya tarihinin 100 büyük yapıtı listesine girmeyi başarabilmiş bir romandır.

film : http://www.imdb.com/...8/?ref_=fn_al_tt_1

http://www.youtube.com/watch?v=ggszth_hwpu

içlerinde pedro paramo'nun da olduğu 100 büyük edebi yapıt : http://en.wikipedia.org/..._books_of_all_time

juan rulfo hakkında çeşitli görüş ve bilgiler : http://en.wikipedia.org/wiki/juan_rulfo
Latin Amerika edebiyatı eserlerini okuyunca nedense Türk edebiyatı eseri okuyormuş gibi benzerlikler görmeme neden oluyor. Tabi her yazar için ayni şey söz konusu değil. Ama bu kitabindan dolayi Juan Rulfo bu benzer yazarlar listemde en ust sirada ki yerini aldı. Coğrafya farklı , insanlar farklı ama yaşananlar hep aynı.

Kitabın konusu Pedro Paramo Meksika da zorla, haydutlukla kötülükle elde ettiği toprak ağası yaptığı köy de köylülere karşı yapmış olduğu haksızlıklar ve baskının sonucunda yaşananları, yaşamış olduğu Aşkı ve bu Aşk' in neticesinde psikolojisinin ona etkisini anlattığı, Meksika ' da o dönem yaşanan bir çok olaya özellikle devrim için olan olayların sebebini ortaya koyan kısa ama etkileyici bir eser.

Juan Rulfo, Carlos Fuentes ve Gabriel Garcia Marquez ile birlikte büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika'daki ilk temsilcelerindendir. Latin Amerika edebiyatı sever bir okuyucuysaniz mutlaka tavsiye ederim.
Ve uzun zamandır merak ettiğim Latin Amerika edebiyatının basyapitlarindan biri olarak anilan Pedro Paramo'yu nihayet okudum bitti. Ben okurken çok bölünmek zorunda kaldığım için olay örgüsünü oturtmakta zorlandim. Bu yüzden kesintisiz ya da en azından az kesintili ve dikkatli bir okuma gerektirdiğini baştan belirteyim. Zaten kısa bir kitap olduğu için kesintisiz okunabilir.

Hikaye Juan Preciado'nun annesinin ölümünün ardından babası Pedro Paramo'yu bulmak üzere Comalo'ya gidisi ile başlıyor. Pedro Paramo kötü bir toprak ağası ve sehir halkından intikamını kollarını kapatip onları açlığa terkederek alıyor. Arafta kalan kahramanlar, mezarlarında konuşup sohbet edenler, ölü mü diri mi olduğu belli olmayan karakterler ile kitap gerçekten ilginç ve okunmaya değer. Ben bu kitabi hakkini vererek okuma umidiyle yeniden okumak üzere bir kenara ayırıyorum. Keyifli okumalar. . .
Biz ne yapacağız bunlarla
Bu kadar benzer acıları bu kadar farklı dillerle anmayı/anlamayı
Peki ya bu İspanyolların içmeden sarhoş olmalarını, bilinç akışı tekniğini kullanacağız diye bilincimize etmelerini napacağız?
Peki sen edebiyat ne menem bir şeysin sen, asıl seni napacağız dünyanın iki ucundan bambaşka alemleri yakasından çekiştirmelerini
Okuyunuz efendim Marquez seviyorsanız hele bayram ediniz...
Gabo'nun esin kaynağını sonunda bitirdim. Yüzyıllık Yalnızlık'ta, Pedro Paramo'dan esinlenme olduğu aşikar. Gerçeküstü yazında da daha önce hiç rastlamadığım kadar orijinal.

Pedro Paramo gerçeküstü akım ve zaman kaymalarına alışkın olmayanlar için zor bir kitap. Zamanda ve karakterlerde inanılmaz hızlı geçişler var. Geçmiş mi gelecek mi ayırt edebilmek için zaman zaman belli bölümleri tekrar okudum açıkçası. Hikayeyi anlatan karakter sayısı da oldukça fazla. Zaman geçişi gibi karakter geçişini de anlamak güç olabiliyor. Çok uzun bir kitap değil ancak çok fazla karakter var, kimin kim olduğu zaman zaman unutulabiliyor. Yüzyıllık Yalnızlık'taki gibi bir aile ağacı olsaymış faydalı olurmuş :)

Gabo severler için Juan Rulfo'yu tanımak ve okumak çok önemli bence. Bu kadar değerli yazarların kitaplarını okumak keyif veriyor. Ova Alev Alev'i de çok merak ediyorum.

Yaşasın hispanik yazarlar :)
- Yarın beni görmek istemiyor musun?
+ Hayır. Seni bir daha asla görmek istemiyorum.
Hükümete ve sizin gibi adamlara karşı ayaklandık, çünkü dayanamıyoruz artık. Hükümetin tutar yanı yok; hepiniz madrabaz, aşağılık adamlarsınız. Hükümet hakkında daha fazla konuşmayacağım, bundan sonra kurşunlarımızı konuşturacağız çünkü.
Juan Rulfo
Sayfa 73 - Can Yayınları
Onun ağzı tarafından öpülmedikten sonra ben bu dudaklarımla ne yapacağım?
''dudakların sanki çiy tarafından öpülmüş gibi ıslak olurdu.''
Juan Rulfo
Sayfa 16 - doğan kitap
''Herkes aynı yolu seçiyor. Herkes çekip gidiyor.'' Ardından, düşüncelerini bıraktığı yere geri döndü.
- Susana - dedi. Sonra gözlerini kapattı - Senden geri dönmeni istedim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pedro Paramo
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
132
ISBN:
9786050905090
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pedro Páramo
Çeviri:
Süleyman Doğru
Yayınevi:
Doğan Kitap
İspanyolcanın Don Quijoteden sonraki en büyük başyapıtı! Her yolu kullanarak istediği her şeyi elde eden toprak ağası, kötülüğün ta kendisi Pedro Páramo... Ölüm döşeğindeki annesinin -Marquezin Macondosuna esin kaynağı olacak- hayaletli köy Comalaya babasını aramaya gönderdiği Juan Preciado... Pedro Páramonun çocukluk aşkı, bütün ömrünce tutkuyla sevdiği Susanna San Juan... Ve hem Meksika edebiyatının hem de bütün İspanyolca edebiyatın temel taşlarından Juan Rulfonun tek romanı: Pedro Páramo.

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • Melek Işık
  • rabia öztürk
  • TgbSmhKseCn
  • Emin Mammadov
  • Veysel Başaran
  • Asya Taşdan
  • Bülent Şanlı
  • Rabia İçli
  • Zafer Tanç
  • Uğur Aldoğan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18
25-34 Yaş
%52
35-44 Yaş
%14
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.8
Erkek
%44.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.6 (8)
9
%16.2 (6)
8
%24.3 (9)
7
%13.5 (5)
6
%18.9 (7)
5
%2.7 (1)
4
%0
3
%2.7 (1)
2
%0
1
%0