Pedro Paramo

Juan Rulfo
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·132 syf.·
2018 6. kitabı
SPOİLER YOKTUR.🤗 Sizi alışılagelmişin dışında ,farklı mı farklı bir kitapla tanıştıracağım hanımlar ve beyler.Yalnız üzüntümü beyan ederek başlamak istiyorum.Kitabın 60 okunmasının olması beni bir hayli üzdü.(Sebebini incelemenin devamında anlayabilirsiniz) Kitap ülkemizde birçok ünlü yayınevi( Can,yky, doğan kitap)tarafından basılmış olmasına rağmen pek tutulmamıştır.Bunun sebebini eleştirmenler Türkiye’de yenilikçi kitapların tutulmamasına bağlıyor. Kitap 1955'te yayımlanmış ilk kez TOMRİS UYAR tarafından 1955’te çevrilmiştir.Ve yine ilk basım ‘’De Yayınları’’ tarafından 1970 ‘te yapılmıştır.(Bendeki Doğan Kitap’ın ikinci basım 2013). Size tavsiyem Tomris Uyar çevirisinden okumanız. Aslında kitap ilk yayımlandığı zaman kendi ülkesinde de rağbet görmemiş.Eleştirmenler ve okuyucular tarafından dikkate alınmamış anlaşılmaz bulunmuş..Sebebi ise yazarın farklı yazım tekniği geliştirmiş olması.Latin Edebiyatında ilk kez bilinç akışı yöntemini kullanan oydu çünkü. 1970’li yıllardan sonra hak ettiği ilgiyi görmüş ve ödül üstüne ödül almış öyleki İspanyol Edebiyatının ikinci önemli eseri olarak kabul edilmiş.Hatta Marquez’ i öyle etkilemiş ki şuan en ünlü eseri olan ‘’Yüzyıllık Yalnızlık eseri’’ni ondan ilham almıştır. İnternette yaptığım araştırmalar sonucunda Marquez’in kendi ağzıyla anlattığı şu pasaja rastladım: Marquez zorlukla yazdığı kitabı ‘’Yüzyıllık Yalnızlık ‘’ kitabının yazılış sürecinden bahsederken ;bir arkadaşının bu kitabını verdiğini ve sen de yazdığını mı sanıyorsun bunu oku dediğini ve sonrasında kitabı okumaya başladığını ve bitirdiğini ardından tekrar okuduğunu ve hayran kaldığını söyler.Kitaptan okadar etkilenmiştir ki eserinde burda kullanılan hayalet köy Comala’yı ilham alır ve alıntı yapar.Marquez başta olmak üzere birçok yazara göre bu eser
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Ey büyülü gerçekçiliğin abisi:))
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2022 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2022 21:01
Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez ’e ilham olan kitap. Carlos FuentesCarlos Fuentes’in “Latin Amerika’nın en iyi romanı” dediği kitap.Büyülü gerçekçiliğin kült eserlerinden sayılan kitap.Bu kadar unvana sahip olunca, e bir de ben okuyayım eksik kalmayayım dedirten kitap. Marquez’in Macondo’sundan önce Juan RulfoJuan Rulfo’nun Comala’sı varmış meğer. Bir adamın babasını aramak için Comala’ya gitmesiyle başlıyor her şey. O kadar hızlı başlıyor ki, ‘nereye düştük yahu’ demeye fırsat bulmadan yokuş aşağı yuvarlanıyorsunuz. Düştüğünüz yerde gerçekle düş,geçmiş ve gelecek, ölüler ve yaşayanlar, delilik ve akıl, tee Azteklerden bugüne gelen mitler, her şey iç içe geçiyor. Öyle ki, yok ben anlamadım, kesin bir şey kaçırdım diye geriye dönüp duruyorsunuz. Sonra pes edip, “çek bakalım bizi bu çukura señor Rulfo, ne olacaksa olsun halimiz” diyorsunuz. Burdan sebep, hiç de kolay okunan bir kitap değil kendisi.Biri size bu kitap bonibon şeker, kıtır kıtır yemelik derse inanmayınız efenim. Adamın dişini kırar. ”Babayı arama” konusunun babadan çıkıp, yine babaya dönerken anlattıkları dönemin Meksika’sının dönem fotoğrafı gibi: Kırsal kesimde yaşanan ahlaki çöküş,kilisenin zenginlere bal kaymak, yoksullara kırık tarak duruşu,şiddet.. E biz bu fotoğrafı çok gördük, bu şarkıyı çok dinledik,bayatladı bu muhabbet diyebilirsiniz. Ama kitabı okunur kılan da sadece bunlar değil zaten: Yazarın sıradışı tarzı. Cümleler kısa, abartısız. Bir romanda kullanılabilecek neredeyse tüm teknikler, monologdur, bakış açısını 100km hızla başka yere kaydırmadır, efenime söylim bilinçakışıdır..hepsi kullanılmış. Hepsi yerinde ve ölçülü biçimde..Ölçüsüz olan tek şey, okuyana kendini delirmiş gibi hissettirmesi.Okuru korkunç bir tekinsizliğin içine batırıp orada bırakması. O köyden bir an önce kaçma isteğiyle insanın gözünü yollara sermesi. Bu ölçüsüzlüğü,kabulü
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
9/10
·150 syf.··
2026 15. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 15:21
Tanıtım sayfasına konmuş ilk dört sayfasını okuduktan sonra müthiş bir merak uyandırdı bende Pedro Paramo. Hemen sipariş verip başladım ve beni son sayfasına kadar büyülü bir yolculuğa çıkardı. “Comala’ya geldim, çünkü bana babamın burada yaşadığı söylendi, Pedro Páramo adında biriymiş. Bunu bana söyleyen annemdi. O sırada annem ölmek üzereydi ve ben de her türlü sözü verebilecek durumdaydım.” sözleriyle başlayan kitabı okudukça, Comala’nın o tozlu, terk edilmiş sokaklarında yürümeye başladım. Sokaklar tekinsiz, insanlar garip. Her yer fısıltılarla dolu. Ölüler konuşuyor, hayatta kalanlar ise sanki çoktan ölmüş gibi suskun. Juan Preciado’nun babasını arayışı, aslında bir lanetin, bir ailenin, bir kasabanın ve belki de tüm Meksika taşrasının çöküşünün peşine düşmek gibi. Zaman çizgisi paramparça: Bir anda çocukluk anılarına sıçrıyorsun, bir anda Pedro Páramo’nun gençliğine, bir anda da kasabanın son nefesine. Kimin konuştuğunu anlamak için bazen sayfaları geri çevirsem de, o kafa karışıklığının kitabı çekici hale getirdiğinin farkına vardım. Bilinç akışı, iç monolog, çoklu bakış açısı ve ani zaman sıçramalarıyla ilerliyor. Comala'nın büyülü gerçekçiliğine hayran olmamak elde değil. Juan Preciado'un korkuyla karışık merakını, Dorotea'nin lanetini, Susanna'nın gizemini, Pedro Paramo'nun boş sokağa bakan gözlerini uzun uzun düşündüm. Yaşayanla ölülerin ayırt edilemediği, karanlık tekinsiz kuytularda, arafta kalmış ruhların pişmanlıklarla fısıldaştığı, zamanın askıya alındığı o boş sokakları unutamayacağım sanırım. Süleyman Doğru çevirisini de çok beğendiğimi dile getirmek isterim. Akıcılığını ve tekniğini oldukça iyi yansıtmış. Kitabı bitirir bitirmez; Netflix’te yayınlanan, Rodrigo Prieto’nun yönettiği sinema uyarlamasını izledim. Görsellik açısından çok etkileyici
Edebiyat & Roman
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Hayalet Kasaba: Comala
Puan vermedi·150 syf.·
2023 27. kitabı
DİPÇE : Gaboseverlerin sempatiyle yaklaştığı bir yazardır Juan Rulfo. Pedro Paramo ise Marquez'in ezberleyecek kadar çok okuduğu o meşhur kitap. Dış yapısıyla edebi teknikler sarmalına düştüğümüz kitabın içeriği de geri kalmaz. Hele okuru bir yerinden yakalamayagörsün; zamansızlığın gizeminden, ölümlülerin ölümsüzlüğünden sağlam kafayla çıkmak güç ister. Bir yandan da ağzımıza çalınan şiirsellik yok mu! Ova Alev Alev'den antrenmanlıyım neyse ki. Meksika Devrimi,Diaz yönetimi, kilise zorbalığı... Fakat burada çok daha başka bir kişisellik çekiyor okuru. Travmaların yakıcılığı, işte orada bir ölüm. Ölümü merkeze almadan anlaşılması hayli zor bir kitap. Pedro Paramo zorba bir insan, birçok kadınla birlikte oluyor, sahip çıkmadığı birçok çocuğu var, köylünün toprağına el koyuyor ve daha niceleri... Sahip çıktığı fakat yine kendisinin büyütmediği bir oğlu var Miguel. Paramo'dan geri kalmayan adi bir kişiliğe sahip. Paramolar kadar kötü bir karakter daha var: Peder Renterina. Peder tam olarak 20. yy din adamlarını temsil ediyor. Çıkarcı ve açgözlü. Comala kasabası, Peder'in görevini kötüye kullanması yüzünden hayaletlerin dolaştığı bir yere dönüşüyor. Günahları bağışlamadığı için Araf'ta kalan yoksul ölülerin hayaletleridir bunlar. Romanın girişinde Juan, annesinin ölüm döşeğinde, git baban Pedro Paramo'yu bul, demesi üzerine Comala kasabasına gider. Annesinin anılarını anlattığı yer ile vardığı kasaba arasında ciddi farklılıklar vardır. Karşılaştığı her kişinin ölü olduğunu fark eden Juan korkudan ölür ve bir tabutun içinde tüm hikaye akar. Ölülerin konuşmalarından Pedro Paramo'ya ait tüm gerçekleri öğrenir. Paramo, Juan'ın annesiyle parası için evlenmiş mal varlığını aldıktan sonra da onu Comala'dan uzaklaştırılmıştır. Anlaşılan o ki Juan'ın annesi de sadece
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Bu köy yankılarla doludur.
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2023 66. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2023 14:21
Ölüm döşeğindeki annesinin ricasıyla birlikte yollara düşüp babasını aramaya koyulan bir genç, babasını bir zamanlar derebeyi olduğu ama artık kimsenin yaşamadığı hayalet bir köyde geçmişin izini sürer. Bu seyahatte olaylar örgüsü ruhlar, düşler, artık kimselerin yaşamadığı evlerin duvarlarına sinen sesler arasında devam eder. Gaddar ve acımasız babasının eylemlerinden, aile içi ensest ilişkilere ulaşan birçok günah olgusuna bir bir şahitlik ederken, kilisen ve tanrının rolüne de rastlamadan edemez. Büyülü gerçekçilik sevenler, özellikle de Marquez, Saramago ve Ihsan Anar gibi yazarları sevenler için güzel bir eser. Keyifli okumalar...
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
10/10
·150 syf.··
2023 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 00:20
Benim için çok hızlı ve çok güzel bir okuma deneyimi oldu. Kitap bittiğinde bir hikaye 149 sayfada bu kadar dolu ve tatmin edici bir şekilde nasıl anlatabilir diye düşündüm ve yazarın kurgu yeteneğine ve kalemine hayran kaldım.Romanı okurken yazarın aynı zamanda senarist olduğu çok net anlaşılıyor. Anlatım sahne geçişi gibi. Bu kurgunun zihinde toparlanmasını zorlaştırıyor ama bu bilinçle okunduğunda gayet net anlaşılıyor. Ana karakterin babasının köyüne gidip onu araması ve orada tanıştığı kişilerin babasıyla bağlantısı sahne sahne anlatılmış. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Pedro Paramo
Puan vermedi·150 syf.·
2026 52. kitabı
“Ne benim için hiçbir anlam taşımayan seçkin bir azınlık için yazıyorum ne de ‘kitleler’ diye tapınılan o platonik varlık için… Ben kendim ve dostlarım için yazıyorum, bir de zamanın geçmesini kolaylaştırmak için.” — Jorge Luis Borges Borges’in bu sözü Pedro ParamoPedro Paramo ‘nun ruhuna şaşırtıcı biçimde denk düşüyor. Juan Rulfo da bu romanı ne geniş kitlelere yaranmak için ne de anlaşılması zor bir seçkinlik gösterisi yapmak için yazıyor. Aksine kendi içindeki sesleri susturmak geçmişin yankılarıyla baş edebilmek için yazıyor. Kitabında büyülü gerçeklikle birlikte zamandizinsellikten tamamen kopuyor, bilinç akışı, ölüler, hayaletler dolu bir hafızaya giriyor olay örgüsüyle birlikte kitap parçalanmış bir varoluşu takip ediyor. Comala’ya annesinin vefatından sonra babasını bulmak için gelen Juan Preciado’nun yolculuğuyla başlıyor ama çok geçmeden bunun bir arayış değil, bir çözülüş olduğunu fark ettiriyor. Terkedilmiş gibi görünen köyün izbe sokaklarından birinde annesinin arkadaşının evine giriyor ve bir mekan olmaktan çıkıyor, seslerin, fısıltıların, yarım kalmış hayatların dolaştığı bir boşluğa dönüşüyor. Borges’in dediği gibi burada kitleler yok, neredeyse insan bile yok; sadece yankılar var. Her karakter biraz eksik, biraz silik, biraz da ölü gibi… Ve bu eksikliği romanının en güçlü tarafına dönüştürüyor. Pedro Páramo karakteri bir insan olmaktan çok bir gölge gibi herkesin hayatına dokunmuş ama kimsenin hayatında gerçekten var olmamış biri. Güç, arzu ve yalnızlık onun etrafında birleşiyor. Ama ne kadar büyük görünürse görünsün, sonunda onun da bir yankıya dönüştüğünü hissediyorsun. Çünkü bu romanda hiçbir şey kalıcı değil, ne iktidar, ne aşk, ne de hatıralar. “__Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı
Düşünce
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2023 24. kitabı
Latin Amerika’nın baş yapıtlarından olan Pedro Paramo yu aktarabilmek için heyecanlıyım. Pedro Paramo Juan Rulfon un tek eseridir ama bu tek eser Gabriel Garcia Marquezin ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ ına ilham olacak kadar da büyük bir eserdir. Yüzyıllık Yalnızlık ve Pedro Paramo büyülü gerçekçilik akımının en demirbaş eserlerindendir. Bu eserde günah çıkarmadan ölen insanların fısıltılarıyla dolu olan Comala köyündeyiz. Hatta buraya kitapta Comala köyünün nasıl tasvir edilmiş olduğunu da ekleyeyim. “ … orası , havanın her şeyin rengini değiştirdiği yerdir; yaşamın sanki bir fısıltıymış gibi esip geçtiği yerdir; sanki yaşamın sağ bir fısıltıymış gibi … “ Romanın adı kitaptaki ana karakterimizden gelmektedir. Ana karakter görünümlü ama kitaba dalınca ana karakteri tanımamıza aracılık yapmak için kitaba yerleştirilmiş gibi görünen Juan Preciado ile annesinin vasiyeti üzerine babası ,Pedro Paramoyu aramaya gittiğimiz bu köyde Juanın karşılaştığı her kişinin ya bir hayalet ya da ölü olduğunu keşfetmemiz uzun sürmüyor. Bu noktadan sonra gerçek ile hayal birbirine girecek. Duvarlardan sesler gelmeye başlayıp hayaletlerden yemek yiyip Juan ile bizde hayaletlerin evlerinde kalacağız. Kitap boyunca Juanın köyde başından geçenleri , babası Pedro Paramoyu ve köy halkını okuyoruz. Geriye kırılmalarla bi bakıyorsunuz üçüncü tekil anlatıcıyla Pedro Paramonun çocuk olduğu anılarını izliyorsunuz ; ama bir sonraki sayfada bi bakmışsınız ki Pedro Paramonun ağzından kendisini ve o anki köyü okuyorsunuz. Çoklu bakış açılarıyla yazılan bu kitabı bu noktada sıkı okumanızı tavsiye ederim. Pedro Paramo ile başladığımız yolculuğu Paramonun en son taşlaşıp parçalanarak ölmesiyle sonlandırıyoruz. Yazar, Paramonun taş olup parçalanarak ölmesini de yaşadığı müddetçe köy halkına yapmış olduğu
1000Kitap
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
10/10
·150 syf.·
2026 8. kitabı
Bazı kitaplar kapağını kapattığınız an biter, bazıları ise zihninizdeki o tozlu ve ıssız sokaklarda gezinmeye devam eder. Juan Rulfo’nun Pedro Páramo’su kesinlikle ikincisi. Kitabı okurken kendimi sık sık Hasan Ali Toptaş’ın Beni Kör Kuyularda ya da Kayıp Hayaller Kitabı’nı okuyormuşum gibi hissettim; o sisli, gerçek ile rüyanın sınırlarının belirsizleştiği atmosferin bir benzeri beni burada da karşıladı. ​Meksika ve İspanyol kültürünün o köklü, kadim mistisizmini sayfaların arasına sindiren bu eser, yaşayanlar ile artık burada olmayanlar arasındaki o ince, şeffaf perdeyi ustalıkla aralıyor. Geleneksel bir romanın sınırlarına sığmayan, labirentvari bir yapıya sahip olan bu metin, sizi ilk sayfadan itibaren "Burası neresi ve bu insanlar neden bu kadar hüzünlü?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Kitabı okurken yaşadığınız o hafif kafa karışıklığı aslında yazarın size sunduğu en büyük hediye. Zaman ve mekân algısının sürekli yer değiştirdiği, geçmişin bugünle iç içe geçtiği bir anlatım var. Bir sayfada kendinizi ana karakterin yolculuğunda sanırken, bir sonraki cümlede kendinizi tamamen başka bir anın, başka bir hatıranın içine, o ince perdenin diğer tarafına geçmiş buluyorsunuz. ​Hızlıca okunup rafa kaldırılacak bir eser değil; her cümlesini sindirmeniz, o rüzgârlı ve kasvetli atmosferi iliklerinize kadar hissetmeniz gerekiyor. Rulfo, okuyucuyu mantık kurmaya zorlamak yerine, rüyadaymışçasına akışa teslim olmaya davet ediyor. Burada anlatılanlar, sadece bir arayış hikâyesi değil; yaşanmışlıkların, söylenememiş sözlerin ve bir coğrafyanın yorgun hafızasıdır. Eğer bu kitabı okuyacaksanız, "kim, ne zaman, nerede?" sorularının peşine takılıp hikâyenin büyüsünü bozmayın. Kendinizi Comala’nın o tozlu sokaklarına bırakın, sesleri dinleyin ve geçişlerin sizi nereye sürüklediğini
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma
Kimdir Pedro Paramo?
10/10
·150 syf.··
2025 1. kitabı
Kimdir Pedro Paramo? Bir baba mı? Bir sevgili, bir eş? Bir çocuk mu, şımarık bir çocuk? Hepsine evet, hepsine hayır aslında. “Öfkenin ta kendisi diyor” katırcı Abundio. "Hepimiz ama hepimiz onun evlatlarıyız" diye de ekliyor. Media Luna’daki sandalyesinde uzaklara bakan bir zavallı, aşkını özleyen bir masum. Evet ama değil. Ah! Susana çocukluk aşkı hadi göster bize Pedro’nun insanlığını, duygularını. Hayır gösteremem, gösteremem çünkü ben de onun hastalıklı sevgisinden payıma düşeni aldım. Doleres, Juan Preciado’nun biricik annesi hadi sen anlat bize kimdir bu Pedro Paramo. Zalim bir toprak ağası diyor. Parasıyla her şeyi yapabileceğini düşünen, her zaman güçlünün yanında. Gaspçı bir adam aslında etrafındaki toprakları gasp ederek hak iddia eden ve yerleşen. Ya siz Peder Renteria siz söyleyin. Kimdir? Konuşamam parasıyla susturdu beni. Peki Ölüm hadi sen anlat! Anlatamam çünkü ölüm Pedro Paramo’nun hayatında trajik bir şey değil. Ölüm de doğum gibi sıradan. Yaşamak da ölüm gibi kıymetsiz. O zaman ben anlatmaya çalışayım. Pedro Paramo mu? 1910’lar Meksikası'nın ta kendisi. Şiddetin ve nefretin kol gezdiği bir coğrafyanın, kavganın, zulmün ve insan hayatının kolaylıkla gözden çıkarıldığı bir kaos zamanının ve yazar Juan Rulfo’nun çocukluğunun bir resmi. Ahlaki çöküşün, çürümüşlük, ölümle-yaşamın gerçek hayatta kendi normlarını kaybettiği bir ortamın gerçeküstü anlatışı. Bir roman. Marquez’in yüzyıllık yalnızlığı yazmasına ilham olacak kadar etkili ve dönüştürücü bir yazın. Gerçekle hayalin birbirine karıştığı nerede hangi zamanda olduğumuzun belli olmadığı, geriye dönüş tekniğiyle hikayenin anlatıldığı ama o tekniği kullanırken de zamanın kırıldığı, anlatıcıların sürekli değiştiği. Ölülerin konuştuğu… beyin yakıcı bir roman.
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,257 okunma

Yazar Hakkında

Juan RulfoYazar · 4 kitap
Juan Rulfo, (d. 1917, Sayula, Meksika - ö. 1986), Meksikalı yazar. Juaak çalıştı. 1953'te "Kızgın Ova" adlı kitabında toplayacağı kısa öykülerinin çoğu daha önce Pan dergisinde yayımlandı. Tek romanı "Pedro Paramo" ise iki yıl sonra 1955'te okuyucuya ulaştı. 1933'ten sonra sürekli olarak Mexico şehrinde yaşayan Rulfo, Ulusal Yerli Araştırmaları Enstitüsü'nün yayın yönetmenliği bölümünde görev aldı ve Meksikalı Yazarlar Merkezi'nde genç yazarlara danışmanlık yaptı. 1986'da öldüğünde, Meksika'da Ulusal Edebiyat Ödülü ve İspanya'da Cervantes Ödülü'ne değer görülmüş, Meksika Edebiyat Akademisi'ne seçilmiş bulunuyordu.