Puan vermedi·400 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2026 23:40 Eser, kendi çabasıyla hayata tutunmaya çalışan ve gazetecilikte başarılı olmak isteyen bir gençti. Nehir ile birbirlerine tamamen zıt karakterde olsalar da aşkları çok büyüktü. Yıllar önce birbirlerine ilk görüşte aşık olmuşlardı. Nehir ise gazete sahibinin biricik, biraz uçarı ve hayata toz pembe bakan kızıydı. Kısa sürede nişanlanan çift, Nehir’in ailesinin isteği üzerine evlenmek için okulun bitmesini bekleyecekti.
Ancak Eser’in büyük hayalleri vardı; o, Nehir gibi maddi açıdan rahat bir çocukluk geçirmemişti. Önüne çıkan fırsatı değerlendirerek savaş muhabiri olmayı seçti ve Nehir'den sadece kendisini beklemesini istedi. Nehir ise hem onun için endişeleniyor hem de kendisini geride bıraktığı için Eser’e kızıyordu. En yakın arkadaşının olumsuz yönlendirmelerini fark edemeyen Nehir, bir telefon dalgasıyla Eser’den ayrıldı.
Eser, bu ayrılığın acısını yıllarca içinde taşıdı ve bu süreçte oldukça başarılı bir gazeteci oldu. Yıllar sonra Nehir’in babasından aldığı iş teklifini başta kabul etmek istemese de onu kıramayarak gazetenin başına geçti. Fakat karşılarındaki Nehir de artık o eski şımarık, hayalperest kız değildi; olgunlaşmış ve işinin başında başarılı bir kadına dönüşmüştü. Eser ile yeniden karşılaşmak, Nehir'in kalbine gömdüğü tüm duyguları canlandırdı.
Eser ise ilk günkü kırgınlığıyla Nehir'e karşı son derece resmi bir duvar ördü. Nehir onun dikkatini çekmek için yanlış yöntemlere başvurdukça, hâlâ birbirlerine körkütük aşık olan bu çift kendilerini yine üzmeyi başardı. Bana göre bu çiftin en büyük sorunu bir türlü açıkça konuşamamaktı. Özellikle Eser’in iç dünyasını ve duygularını yansıtan o satırlar tek kelimeyle harikaydı. Geçmişteki Nehir ile şimdiki Nehir arasındaki dağlar kadar farkı okumak keyifliydi. Yine severek okuduğum bir Fatma Erdek kitabı oldu, kesinlikle tavsiye ederim!