Hasan Ali Toptaş bu romanda yalnızca bir babanın hikâyesini anlatmıyor; hepimizin hayatında bir gün yüzleşeceği kaybı, vedayı ve geri dönüşü olmayan zamanı anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe kendinizi bir romanın içinde değil, kendi hatıralarınızın arasında yürüyormuş gibi hissediyorsunuz.
Bu kitap bana şunu düşündürdü: İnsan bazen birini kaybettiği gün değil, onun sesini unutmaya başladığı gün gerçekten yas tutmaya başlıyor. Toptaş'ın cümleleri tam da bu yüzden insanın kalbine dokunuyor. Çünkü o, acıyı bağırarak değil, fısıldayarak anlatıyor.
Kuşlar Yasına Gider, babalarına sarılmaya vakti olduğunu sananların, bir gün her şey için geç kalınabileceğini hatırlatan bir roman. Kitabı bitirdiğimde içimde büyük bir hüzün vardı; ama aynı zamanda sevdiklerimin varlığına karşı derin bir minnet de... Tuba Yıldız