S Satranç atranç, kısa olmasına rağmen bende uzun süre etkisi kalan kitaplardan biri oldu. İlk başta sadece satranç üzerine bir hikâye okuyacağımı düşünmüştüm ama aslında insan psikolojisini anlatan çok güçlü bir eserle karşılaştım.
Kitabın en sevdiğim yanı, gerilimi yavaş yavaş artırması oldu. Gemide geçen olaylar ilk başlarda sakin ilerliyor gibi görünse de satranç masası etrafında gelişen hikâye zamanla çok daha ilginç ve derin bir hâl alıyor. Özellikle Dr. B.'nin geçmişini anlattığı bölümler beni en çok etkileyen kısımlardı.
Okurken insanın zihninin yalnızlık karşısında neler yapabileceğini düşündüm. Dr. B.'nin yaşadıkları, psikolojik baskının insanlar üzerinde ne kadar büyük etkiler bırakabileceğini çok güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu yüzden kitap bana sadece bir satranç hikâyesi değil, insan ruhunun dayanıklılığı üzerine yazılmış bir eser gibi geldi.
Stefan Zweig'in anlatımı da oldukça akıcı. Kitap kısa olduğu için bir oturuşta okunabiliyor ama anlattıkları üzerine uzun süre düşünmeye devam ediyorsun. Özellikle karakterlerin iç dünyalarının başarılı bir şekilde aktarılması hikâyeyi daha da etkileyici kılıyor.
Kitabı bitirdiğimde aklımda satranç hamlelerinden çok insan zihninin sınırları kaldı. Bazen fiziksel bir hapishaneden kurtulmak kolay olabilir ama zihinsel bir hapishaneden kurtulmak çok daha zordur düşüncesi kitap boyunca benimle kaldı.
Kısacası Satranç, kısa hacmine rağmen yoğun duygular ve güçlü fikirler barındıran, insan psikolojisini etkileyici bir şekilde ele alan bir eser. Okuduktan sonra neden dünya edebiyatının en çok konuşulan novellalarından biri olduğunu daha iyi anladım.
Puanım: 10/10. Kısa, sürükleyici ve düşündürücü yapısıyla beni son sayfasına kadar etkileyen unutulmaz bir kitaptı.
Kapanış cümlesi:
"Satranç'ı bitirdiğimde, insanın en büyük savaşının bazen karşısındaki rakiple değil, kendi zihniyle verdiği mücadele olduğunu düşündüm."
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma