İlk bakışta isyan denince akla düzeni bozmak, karşı çıkmak veya başkaldırmak geliyor. Fakat bu kitap, insanı bambaşka bir isyan anlayışıyla karşılaştırıyor. Burada isyan; nefsin arzularına, haksızlıklara boyun eğmeye ve dünyanın geçici makamlarına teslim olmaya karşı gösterilen ahlâkî bir duruştur. Asıl mesele dünyayı yenmek değil, insanın kendini yenebilmesidir. Sayfalar ilerledikçe, şahsiyetini korumanın ve hakikat uğruna bedel ödemeyi göze almanın ne kadar büyük bir mücadele olduğu daha iyi anlaşılıyor. Bu yönüyle İsyan Ahlakı yalnızca bir fikir kitabı değil; aynı zamanda insanı kendi vicdanıyla baş başa bırakan bir muhasebe davetidir.