Gönderi

10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
1683 Viyana Kuşatması’nın ardından başlayan bu hikâye, sadece bir tarihî kurgu değil; cesaretin, aidiyetin ve insanlık ortak paydasının da hikâyesi. Tarihi seven biri olarak kitabı seveceğimi biliyordum fakat beni asıl etkileyen şey, Cihan Çetinkaya’nın güçlü kalemi oldu. Akıcı dili, canlı tasvirleri ve dönemin ruhunu yansıtış biçimi sayesinde sayfaları çevirdikçe kendinizi adeta Osmanlı’nın o çalkantılı yıllarında buluyorsunuz. Balaban Hasan ve arkadaşlarının yiğitliği, Türk kültürünün anlatılışı ve yabancıların Türklere bakış açısındaki değişim oldukça etkileyiciydi. Bunun yanında Köprülüler dönemi, saray ve devlet yönetimindeki siyasi dengeler de hikâyeye başarılı bir şekilde yedirilmiş. Kitabı benim için daha da etkileyici kılan şey ise anlatılan olayların gerçek bir hikâyeden esinlenilmiş olmasıydı. İtalya’daki meşhur Türk Köyü’nün tarihine dayanan bu anlatı, okuduklarımı sadece bir roman olmaktan çıkarıp daha anlamlı hâle getirdi. Okurken birçok yerde bir roman değil de tarihin içinde yaşanmış gerçek bir destanı dinliyormuş hissine kapıldım. Tarihî kurgu sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim, hem sürükleyici hem de öğretici bir eserdi. Bazı kitaplar sadece hikâye anlatır, bazıları ise geçmişle aranızda bir köprü kurar. Şah Balaban Destanı benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu.
Şah Balaban DestanıCihan Çetinkaya · Timaş Yayınları · 20261 okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.