Gönderi

kendilerine biçilen rollerin dışına çıkamayan kadınlar...
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi Bu ayki kitabımız Annemin Uyurgezer Geceleri ile birlikte yine oldukça katmanlı, psikolojik ve toplumsal bir yolculuğa çıktık. Bu kitapla birlikte Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı ve Ömür Diyorlar Buna eserlerinden sonra üçüncü kitabını okumuş oldum. Ve şunu söylemeliyim; Ayfer Tunç’un dili artık benim için çok belirgin bir yerde. Özellikle akıcı anlatımının içine Türkiye tarihinin toplumsal katmanlarını bu kadar ustaca yerleştirmesi beni yine fazlasıyla etkiledi. Hikâye ilerlerken yalnızca karakterleri değil, bir dönemin ruhunu da okuyor gibi hissediyorsunuz. Romanın merkezinde yer alan üç kuşak annenin sırları, yalnızca aile içi bir aktarım değil; nesiller boyunca taşınan sessizliklerin, travmaların ve yüklerin hikâyesine dönüşüyor. Ve tüm bunların uyurgezerlik metaforu üzerine kurulmuş olması çok etkileyiciydi. Çünkü burada uyurgezerlik yalnızca fiziksel bir durum değil; insanların kendi hayatlarına ne kadar uyanık yaşadıklarının da sembolüydü. Kitap boyunca dikkatimi çeken en güçlü noktalardan biri; dışarıdan güçlü, başarılı ve hayatını kurmuş görünen insanların bile görünmeyen taraflarının olmasıydı. İnsanlar çoğu zaman oldukları kişileri değil, olmak zorunda kaldıkları kişileri yaşıyor gibi geldi bana. Ve bir de E karakteri… Saplantılı bağlanmanın ve bağımlılığın yalnızca bir kişiye yönelik gelişen bir durum olmadığını; tıpkı diğer bağımlılıklar gibi köklerden, geçmişten ve eksikliklerden beslendiğini çok çarpıcı buldum. Ama itiraf etmeliyim; kitap boyunca Şehnaz karakterine sinir olmamak elde değildi. E karakterine yönelik tavırları zaman zaman gerçekten öfkelendirdi beni. Fakat kitap ilerledikçe aynı döngünün annesi Ayhan Hanım tarafından da yaşandığını görmek, sinirimi yavaş yavaş acımaya dönüştürdü. Çünkü burada yalnızca bireysel bir hikâye yoktu. Burada, kendilerine biçilen rollerin dışına çıkamayan kadınlar vardı. Bu dünyada bazı kadınlar kendilerine yazılmış hayatları sessizce oynayıp gidiyor, bazılarıysa kendi olabilmek için mücadeleyi hiç bırakmıyor. Ve kitap boyunca tam da bunu görüyoruz: kendi olmakla, kendisine verilen rolleri oynamak arasında sıkışmış üç kuşak kadın… Bu kitap kesinlikle kısa bir yorumla anlatılacak bir kitap değil. Ne kadar uzun yazsam da eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Beni ayrıca etkileyen bir başka nokta ise teknolojinin ve değişen hayatın insanlar üzerindeki dönüşümüydü. Komşuluk ilişkilerinden günlük yaşamın akışına kadar her şeyin nasıl değiştiğini görmek çok çarpıcıydı. Bir zamanlar komşular aileden sayılırken, bugün kapının dışında birbirini tanımayan yabancılara dönüşmemiz insanı durdurup düşündürüyor. Bazıları teknolojiyi hayatına kolayca entegre ederken, bazıları için bu dönüşüm çok daha sancılı yaşanıyor. Bu geçiş süreci de kitapta çok gerçek ve çok güçlü işlenmişti. Kısacası… İyi ki yazmışsın Ayfer Tunç. 423 sayfa benim için gerçekten bir çırpıda bitti ve kesinlikle tavsiye ediyorum Bir sonraki kitapta görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.