·224 syf.····Okunma: 10 Haziran 2026 17:45 YAZGI, üç kuşağın iç içe geçen hikâyesi. Hatice’nin suskun direnişi, Reyhan’ın yarım kalan gençliği ve Melis’in parlayan geleceği…
Büyük bir çoğunluğumuz; kendi yaşadığımız sıkıntıları, acıları çocuklarımızın yaşamasını istemeyiz. Bazen de; çocuklar ailelerin yaşadıklarından ders alıp, ben böyle olmayacağım diyebiliyor. Başarabilenlere ne mutlu...
Hayat adil değil. Kimisine her şey altın tepside sunulurken, kimisi tırnakları ile kazıyarak bir yerlere gelmeye çalışır. Bunu da herkes başaramaz. İmtihan dünyası...
Yazgı; Nebiye Sevük kaleminden, Parlayan Kitap yayınlarından basımı yapılan, 222 sayfadan ibaret roman.
İstanbul' un taşı toprağı altın diyerek, Zonguldak' ın Ağaçbükü köyünden İstanbul' a gelen bir ailenin hikayesi.
Hatice her ne kadar istemese de; eşi Selim' in baskısı ile İstanbul' a gitmek üzere yola çıkarlar. İşler istediği gibi gitmedikçe, fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalan Hatice' nin, en büyük dayanağı çocukları, Mehmet ile Reyhan olmuştur. Oğlu Mehmet, iş için İzmir'e gitmiş, kızı Reyhan ise ortaokuldan sonra okuyamamıştır. Hatice, temizlik için bir evde çalışırken, uğradığı iftiradan dolayı işten ayrılmak zorunda kalır.
Selim; bulduğu hiçbir işte düzen tutmayan, kendisini a** e verip, eve hiç bir zaman ayık gelmeyen karakter.
Reyhan; çok sevdiği arkadaşı Ayşe ile her şeyini paylaşırdı. Sevdiği Ali' den sadece Ayşe' nin haberi vardı. Ali ile gizli bakışmalarının kendisini ne kadar etkilediğinden bahseden Reyhan' ın, başka konu konuşmaması Ayşe' nin canını sıkmaya başlar ve Reyhan ile arasına mesafe koyar. Ta ki; gerçek sebebi ortaya çıkana kadar...
Reyhan sevdiğine kavuşabilecek miydi?
Annelerinin yaşadıkları, Mehmet ile Reyhan' ı ne kadar etkiledi?
Ayşe, neden Reyhan' dan uzaklaştı?
Ruhumun yorgunluğu çoktan çökmüş omuzlarıma. Acaba yıllarımı susarak mı tükettim, sabrederek mi? Hangisi beni bu hale getirdi, bilmiyorum. Aynadaki gözlere bakarken tanıyamıyorum kendimi... Bu kadın ben miyim gerçekten? İçimde hala hayal kurabilen o genç kızdan bir parça kaldı mı acaba?
Çocukların geleceği anne-babanın aceleciliğine kurban edilmemeli.
Kurtuluş sandığın kapı, aceleyle açılırsa sürgüsü içerde kalır.
Bazen insanın, açmak için olanca gücüyle zorladığı kapılar tamamen kapanır. Bazen de kişi akışına bırakır, beklemediği anda her şey önüne serilir. İşte o yüzden sabır, en büyük imtihandır.