Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Aralık 2025
Yayınevi:
Parlayan Kitap
ISBN:
9786259783987
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 17:04
Herkese merhaba böyle bir gece de kitap bitirmeyi ne severdim ne severdim tatil günlerinde özellikle bu tatil daha çok uyumakla geçmiş gibi sanki… Yine de uzun zaman sonra bir gecede kitap bitirmenin haklı gururunu yaşıyorum… #herayokuyanlarklubü ile bu ay başlangıcı verdim. Nebiye Sevük Yazgı Hayatın içinden kadınların kaderinden bir seçki. Ben yazarı Merve Hanım sayesinde tanıdım çok da sevdim kalemini akışını dik olarak düşününce basit,sade bir anlatım konu olarak beni yaralayan cinsten. İlk olarak kocasından yediği dayaklardan bıkan ama asla ses çıkarmayan bir kadının köyden kente göçünü,sonra her şeye rağmen kadınlık görevini ve tekdüzeliğe boyun eğişini okuyoruz. Hatta aynı kadının kızına geçen kaderi de cabası ya da hayatta kalma çabası. Aldatılması,sevgisizliği,dost kazığı derken son sayfaya kadar akan bir yazgı. Değiştirebilenler ve değiştiremeyenler arasında… Her Ay Okuyanlar Kulübü
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 14:34
Herkese Merhaba Bugün sizlere Nebiye Sevük kaleminden Yazgı kitabının yorumu ile geldim Şubat ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 222 sayfalık bir kitap "Kızlar, analarının kaderini yaşarmış..." derler. Peki, bu bir kural mı yoksa kırılabilir bir zincir mi? •Kapağını kapattıktan sonra bile uzun süre tavanı izleten, kalbi yoran ama bir o kadar da umut serpiştiren bir kitap var: Yazgı. •Kitabın en başında "Bu eser, gerçek yaşamdan esinlenilerek kurgulanmıştır" notunu görünce zaten olay benim için başka bir boyuta geçti. •Her şey 1972 yılında Kastamonu'nun bir köyünde başlıyor. Karakterimiz Selim, köy hayatından bıkmış, "İstanbul’un taşı toprağı altın" diyerek ailesini alıp Beyoğlu’nun o meşhur ama rutubetli Kulaksız sokaklarına sürükleyen bir adam. Ama maalesef İstanbul herkese altın sunmuyor; Selim işsizlik ve alkol batağına saplandıkça, evin yükü gencecik Hatice’nin omuzlarına biniyor. Üç Kadın, Üç Kuşak, Tek Yazgı Hatice: Henüz 16’sında evlendirilmiş, kocasının baskısı ve geçim derdi arasında sessizliğine sığınmış ama asıl gücü o sessizliğinde saklı olan bir anne.   Reyhan: Annesinin o ağır çilesini izleyerek büyüyen, "yarım kalan gençliğiyle" insanın içini sızlatan kızı. Annesinin terazisinde en ağır yük onun çocukluğu olmuş. Melis: Ve bu keder zincirini kırmasını umduğumuz, ailenin parlayan geleceği. •Nebiye hocamın kalemiyle ilk tanışmam oldu ve itiraf etmeliyim ki yalın ve gündelik ama bir o kadar da sarsıc üslubu beni hemen içine çekti. •Hayatın tüm ağırlığını "Büyük laflarla değil, tek kelimeyle ilerliyor; Nasip..."sözüyle hissettiriyor. •Dram severlerin, aile bağlarını ve kader mi, irade mi ikilemini sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman. Sizce gerçekten kızlar annelerinin kaderini mi yaşar? Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Merhaba YAZGI @nebiyeumut Çok duygusal ve içinize dokunan bir kitapla geldim. Hatice küçük yaşta evlilik yapar.Kocası Selimin köyde işleri yolunda gitmeyince bir umut İstanbula göç etmek ister.Selim elbet iş bulurum umudu ve ne olsa yaparım diye düşünür ama evdeki hesap çarşıya uymaz. Hatice el mecbur kabul eder ve istanbulun yolunu tutarlar.hatice gündelik işlere gitmeye başlar ilk başta bir kaç eve gider bu arada iki tane cocukları olur bir gün iyi bir ailede yine gündeliğe başlar hanımı ile de arası iyidir. Ama birgün işler tersine döner ve evin hanımı kendini kurtarmak için haticeyi hırsızlıkla suçlar ama eninde sonunda gercek ortaya çıkacaktır. Bu arada çocuklar büyür kızı reyhan her zaman annesine destek olan bir genç kız olmuştur. Reyhanın yakın arkadaşı ayse ile arasından su sığmaz herseylerini birbirlerine anlatırlar reyhan onların mahalledeki Aliye aşık olmuştur ve bunu sürekli ayseye anlatmaktadır Ayse ise zamanla reyhanla arasına bir duvar örer reyhan neler oldugunu anlayamaz ve sonunda Ayşenur ihaneti ile karsı karsıya kalır. Ali ve Ayse evlenirler ama Ayse hiçbirsekilde mutlu olamaz bu arada Reyhanda istemesede Hem Aliye hem Ayseye inat bir evlilik yapar ve kocasını hiçbir zaman sevmesede hersekilde arkasında olur. Yıllar sonra iki arkadaş tekrar biraraya gelip herseyi unutup hayatlarına devam ederler silbaştan ve artık hep destek olurlar birbirlerine. Gün gelir Reyhanın kızı Tamer ile tanışır ve hiç umulmadık bir sey olur Tamerin babası Annesinin yıllardır sevdiği adam Alidir. İçime dokunan kadın hikayelerini okumayı hep çok sevmişimdir özellikle güçlü ayakları üzerinde dimdik duran kadınlar çok etkiler beni. Bu hikayede hem kırılan hem kendi kendini onaran güçlü ihanete uğrasa bile ayakta duran yıkılmayız herseye göğüs geren kadın
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 9. kitabı
Yazgı "İnsanın çocukluğu en çok sokakların taşına siner; hangi şehirde doğmuşsa hayatın ilk yükünü orada alır omuzlarına." Hatice, Reyhan ve Melis... Üç kuşak ve üç yazgı... Kızlar annelerinin kaderini mi yaşar? Köyünü bırakıp eşinin isteğiyle taşı toprağı altın İstanbul'a göçen Hatice. Eşinin baskısı, içkisi ve şiddeti karşısında suskun kalan ve boyun eğen Hatice. Selim'in hiçbir işte dikiş tutturamaması üzerine yıllarca çalışıp evine ve çocuklarına bakan Hatice... Henüz çocukken annesinin çektiklerini gören ve bununla büyüyen Reyhan... Daha on beşinde aşık olan ve en yakın arkadaşının ihanetine uğrayan Reyhan... Bunun üzerine görücü usulü evlenmeyi kabul eden ve yıllarca çekmediği çile, taşımadığı yük kalmayan Reyhan... Ve belki de o kaderi değiştirecek olan Melis... Çektiği bütün zorluklara göğüs gerip onu okutan ve tek başına büyüten annesinin gururu Melis... Kimya mühendisi olup başarılı bir iş kadını olan Melis... Evet kızlar annelerinin kaderini yaşamak zorunda değiller. Artık kızlar kendi kaderlerini kendileri yazıyorlar. Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazılan kitap aslında bildiğimiz gerçekleri tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Yarım kalan hayaller, omuzlardan hiç inmeyen yükler, acılar ve kayıplar... Ama her şeye rağmen küçük bir mucize, hiç bitmeyen bir umut ve nasip... İnsanın en derin acıları, kendi elleriyle açtığı yaralardır. Hayat insanın kalbini bir yöne, aklını başka bir yöne çekmekte ustaydı. Bazı hatıralar insanın içine kazınıyordu, çıkarmaya çalıştıkça daha derine gömülüyordu. Her Ay Okuyanlar Kulübü
1000Kitap
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
Puan vermedi
"Kızlar, analarının kaderini yaşarmış..." Kadın hikayeleri okumayı sever misiniz ? Ben severim hele ki empati duygumu coşturacak bir eserse elimdeki tadından doyulmaz tıpkı dün okumaya başladığım elimdeki eser gibi..Neyse daha fazla uzatmadan incelememize dönecek olursak ; Herkesin genel geçer bir durum saydığı yukarıdaki cümleyi her okuyuşumda "nasıl ya devir değişmedi mi hiç?" diyerek çok saçma bulurdum küçükken şimdi ise... Maalesef ülkemizin insanlarının bölgesel farklılıklarına tanık oldukça bu durumu hâla daha yaşayan insanların olduğunu görüyorum. Tıpkı yazarımızın eserinde bahsettiği Hatice ve anasının yazgısını yaşayan Reyhan gibi. Benim küçükkenki isyankarlığımı gördüğüm sevgili Melis çabanı , yazgıyı değiştirme gayretini o kadar takdir ettim ki.. Melis ile " umut" kavramını heyecanla yaşamaya devam ettiğim Her Ay Okuyanlar Kulübü etkinliğj sayesinde başladığım okumamın sonlarına gelirken dayanamayıp paylaşmamdan da anlayacağınız üzere tavsiyemdir arkadaşlar!!
1000Kitap
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 13:00
"Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan." Didem Madak kaleminden en etkilendiğim dizeler geldi kitabı alır almaz aklıma. Annenin yazgısı kızına miras kalır denilen toplumda malesef anne kızımıza bu yazgıyı miras bırakıyor nerdeyse…. Hatice daha 16sında evleniyor Selim ile evlendikten sonra Selim’in köyde işleri yolunda gitmeyince İstanbul’un taşı toprağı altın illaki bi iş bulunur diye taşınma kararı veriyor tabii kadının adı yok kocası ne derse o gönülsüz de olsa gidiyor İstanbul’a Hatice… Sonra bi kızı bir oğlu oluyor, gündelik işler ile eve katkı sağlamaya başlıyor ta ki gittiği evin hanımının iftirasıyla karşılaşana kadar, kızı Reyhan ise İlkokulu bitirip evde annesine destek oluyor, arkadaşı Ayşe’nin ihaneti ile bir inat uğruna annesiyle aynı kaderi yaşayıp çocuk gelin oluyor, aslında kitap bundan sonra başlıyor diyebilirim arkadaş ihanetleri, yaşam mücadelesi, aile çatışmaları ve güçlü dimdik duran kadınların hikayesi ile içimizden birinin hayatını yazmış yazar su gibi aktı her satır…
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 50. kitabı
YAZGI “Kızlar analarının kaderini yaşarmış,” derler. Merhaba sevgili okur Nebiye Sevük'ün "Yazgı" adlı eseri gerçek yaşamdan esinlenerek kurgulanmış duygusal ve gerçekçi bir roman. Üç kuşağın iç içe geçen hikâyesini ve kadınların hayata tutunma mücadelelerini işleyen bu eser; "İnsan kendi kaderine boyun mu eğmeli, yoksa emeği ve dualarıyla onu değiştirmeli midir?" sorusuna cevap arar. "Nasip" kavramının hayatı nasıl değiştirebileceği, kayıplardan sonra yeniden ayağa kalkma ve yüzleşme süreçleri kitabın temel yapı taşlarını oluşturur. Eserde Hatice'nin suskun direnişi, Reyhan'ın yarım kalan gençliği ve Melis'in aydınlık geleceği işlenir. Ben en çok Reyah’ın hayatına üzüldüm. Bunca zorluğa acıya rağmen o kadar güzel bir kalbi vardı ki ne demek istediğimi okuyunca anlayacaksınız. Derler ya çoğu zaman kızlar annelerinin kaderini yaşar . Bu eser farkındalıkla bu döngünün kırılabileceğini vurguluyor. #yazgı anne ve kızlarının arasındaki o güçlü bağı, fedakârlıkları, hüznü ve umudu sade bir dille okuyucuya aktaran derin bir kadın hikâyesidir. Kalbinizde yankılanacak bu eseri şiddetle öneriyorum. @nebiyeumut Nebiye Sevük Merve Her Ay Okuyanlar Kulübü
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Yazgı Nebiye Savuk . Merhaba arkadaşlar. Hayatın içinden, gerçeğe yakın olabilecek kadar gerçek bir romanla geldim. Yazgı... Bazen annelerin kaderini yaşarmış kızlar. Hatice ve kızı Reyhan gibi. Bazen de annelerin dualarındaki, hayalindeki kaderi yaşarmış kızları. Reyhan ve kızı Melis gibi. Hatice ... Canım kadın... Senin çabanı, anneliğini, pes etmeyip hep çalışmanı çok takdir ettim. Hangi anne fedakar değildir ki! Sene 70'ler. Köyünden İstanbul 'a eşinin insan gibi yaşama hayaliyle geliveren Hatice, iki çocuğuyla koca şehirde yapayalnızdır. Bir kocası var ama adı eş işte. İş bulmaz , bulduğu işi beğenmez, üç kuruş parasını içkiye harcar. Hatice öyle mi? Akşam eşinden yediği dayaklar kemiklerini sızlatsa da sabah olunca çocukları için evlere temizliğe gider. Zaman geçer, çocuklar büyür. Reyhan'ı babası ilkokuldan sonra okutmaz. Canım Reyhan. Her çocuk gibi hayalleri var, her genç kız gibi kalbi var. Komşusu Ayşe 'ye çok güvenir ama arkadaşı sırtından vurur Reyhan'ı. Bir yıkımla kendini istemeye gelenlere olur, der Reyhan. Kendi 16 yaşındadır ama yaşının iki katı adamla evlenir. Annesi Hatice'in yüreği ağzında: Kızım da benim kaderimi yaşayacak mı? Allah korusun. Reyhan, genç Reyhan, çalışkan Reyhan. Neler yaşar evliliğinde... Sabreder , mucize bebeğini yıllar sonra kucağına alır: Melis. Ne zorluklarla büyür ama üç kadının kaderinin düğümü Melis'tedir. Güçlü bir kız olur, okur, kendi ayakları üzerinde durur. Gün olur devran döner, su akar yolunu bulur. Reyhan, kızı Melis 24 yaşındayken kendi 15 yaşındaki hayaliyle karşılaşır. Nasıl mı? Çok hüzünlü, tatlı bir tesadüf ve hayatın çarklarında savrulan hayatlar, uçup giden hayaller, toprak olan bedenler... Tavsiyemdir. Çok etkilenerek okudum. Her Ay Okuyanlar Kulübü Nebiye Sevük
1000Kitap
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:45
YAZGI, üç kuşağın iç içe geçen hikâyesi. Hatice’nin suskun direnişi, Reyhan’ın yarım kalan gençliği ve Melis’in parlayan geleceği… Büyük bir çoğunluğumuz; kendi yaşadığımız sıkıntıları, acıları çocuklarımızın yaşamasını istemeyiz. Bazen de; çocuklar ailelerin yaşadıklarından ders alıp, ben böyle olmayacağım diyebiliyor. Başarabilenlere ne mutlu... Hayat adil değil. Kimisine her şey altın tepside sunulurken, kimisi tırnakları ile kazıyarak bir yerlere gelmeye çalışır. Bunu da herkes başaramaz. İmtihan dünyası... Yazgı; Nebiye Sevük kaleminden, Parlayan Kitap yayınlarından basımı yapılan, 222 sayfadan ibaret roman. İstanbul' un taşı toprağı altın diyerek, Zonguldak' ın Ağaçbükü köyünden İstanbul' a gelen bir ailenin hikayesi. Hatice her ne kadar istemese de; eşi Selim' in baskısı ile İstanbul' a gitmek üzere yola çıkarlar. İşler istediği gibi gitmedikçe, fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalan Hatice' nin, en büyük dayanağı çocukları, Mehmet ile Reyhan olmuştur. Oğlu Mehmet, iş için İzmir'e gitmiş, kızı Reyhan ise ortaokuldan sonra okuyamamıştır. Hatice, temizlik için bir evde çalışırken, uğradığı iftiradan dolayı işten ayrılmak zorunda kalır. Selim; bulduğu hiçbir işte düzen tutmayan, kendisini a** e verip, eve hiç bir zaman ayık gelmeyen karakter. Reyhan; çok sevdiği arkadaşı Ayşe ile her şeyini paylaşırdı. Sevdiği Ali' den sadece Ayşe' nin haberi vardı. Ali ile gizli bakışmalarının kendisini ne kadar etkilediğinden bahseden Reyhan' ın, başka konu konuşmaması Ayşe' nin canını sıkmaya başlar ve Reyhan ile arasına mesafe koyar. Ta ki; gerçek sebebi ortaya çıkana kadar... Reyhan sevdiğine kavuşabilecek miydi? Annelerinin yaşadıkları, Mehmet ile Reyhan' ı ne kadar etkiledi? Ayşe, neden Reyhan' dan uzaklaştı? Ruhumun yorgunluğu çoktan çökmüş omuzlarıma. Acaba yıllarımı
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 10. kitabı
Kader dediğimiz şey, genellikle fark edilmemiş alışkanlıklar bütünüdür. Bir kız çocuğu annesinin kaderini değil, annesinden devraldığı çözülmemiş meseleleri yaşar. Bu meseleleri çözdüğünde ise kendi hikayesini yazmaya başlar. Hatice, Reyhan ve Melis... Üç kuşak,üç hayat ve üç yazgı... Hatice: Sessiz ama derin bir direnişin temsilcisi. ​Reyhan: Gençliği yarım kalmış, hüzünle erken tanışmış bir anne. ​Melis: Parlayan geleceği ve umudu temsil eden en genç kuşak. Yıl 1972... Kastamonu'nun bir köyünde yaşayan Hatice hanım ve tabiri caizse el iyisi ev delisi kocası Selim ve 2 çocuğu ile başlar. Hatice hanımın döneminde kadın olmak; susmak, kabullenmek ve "yazgısına" razı gelmektir. Hatice’nin hayatındaki kırılmalar, aslında sonraki nesillerin karakterini şekillendiren ilk domino taşıdır.Kocası Selim köyden para kazanma umuduyla İstanbul a taşınma kararı alır ama bu göç onlara maddi refah sağlamak yerine büyükşehir kaosuna sürükler. Maddi zorluk yüzünden çocuklarını okutamazlar ve oğulları çalışmaya gider ilk ayrılık yaşanır. Hatice hanım ise evlere gündelikci olarak gider hatta çalıştığı bir evde iftiraya uğrar ve etkisinden zor kurtulur. Reyhan ise babasının içip geldiği ve hayatı zehir ettiği bu evde çektiği yetmez gibi bir de dost bildiği Ayşe den yer asıl darbeyi. Platonik aşkı ile olamayacağını anladığında kendinden büyük biriyle evlilik yapar ama hiç bir şey umduğu gibi gitmez. Artık tek umudu Melis'tir. İnsanın kendi seçimleri ile hayatın ona sunduğu zorunluluklar arasındaki o ince çizgiyi sorgular. Kitap, "Alın yazısı değiştirilebilir mi yoksa sadece bize çizilen yolu mu yürürüz?" ikilemini çok naif ama sarsıcı bir yerden sorguluyor.Eğer aile dizimi, kuşaklar arası aktarım ve kadın hikayeleri ilginizi çekiyorsa, bu kitap size çok tanıdık gelecek manzaralar sunuyor.
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202522 okunma