·160 syf.····Okunma: 10 Haziran 2026 17:34 Livaneli, Mardin’in çok kültürlü atmosferini öylesine canlı bir şekilde aktarmış ki okurken kendinizi o sokaklarda yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle Meleknaz’ın hikâyesi, savaşların ve çıkar çatışmalarının en ağır bedelini çoğu zaman kadınların ödediğini bir kez daha hatırlatıyor.
Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın büyük toplumsal meseleleri tek bir insanın hikâyesi üzerinden anlatabilmesi oldu. Haberlerde sayılar ve başlıklar olarak gördüğümüz göç, savaş ve mültecilik kavramları, bu romanda bir yüz ve bir ses kazanıyor. Bu yüzden Huzursuzluk yalnızca okunup bitirilen bir kitap değil, insanın uzun süre zihninde taşıdığı bir eser.
Romanın dili sade ama etkisi derin. Gösterişli cümlelere ihtiyaç duymadan okuru duygusal olarak yakalıyor. Son sayfayı kapattığımda geriye sadece karakterlerin hikâyesi değil, dünyanın farklı köşelerinde yaşanan acılara karşı duyduğum sorumluluk hissi de kaldı.
Huzursuzluk, adının hakkını veren bir roman; çünkü okuru rahatsız ediyor, düşündürüyor ve bazı gerçeklerle yüzleşmeye davet ediyor. Benim için uzun süre etkisinden çıkamayacağım, insanın kalbine dokunan çok özel bir okuma deneyimi oldu.