·114 syf.····Okunma: 14 Aralık 2025 00:00 Bu romanı okurken şunu hissettim.
Bizde düşünmek bile tam anlamıyla bir eylem sayılmıyor. Herkes konuşuyor, herkes fikir üretiyor ama iş harekete gelince ortada kimse kalmıyor. Eylembilim, tam da bu halimizi anlatıyor.
Oğuz Atay, bireyi akademinin, ideolojinin ve bürokrasinin ortasına bırakıyor. Çok tartışan ama hayatın gerçek alanına dokunamayan bir aydın tipi var karşımızda. Bana göre bu, modern görünüp yerinde sayan bir toplumun portresi.
Düşünce var ama cesaret eksik.
Bu romanda asıl mesele eylem değil, eylemsizlik. Çünkü bizde çoğu zaman susmak, beklemek ve uyum sağlamak daha güvenli kabul ediliyor.
Sizce ; Hareket mi tehlikeli, yoksa hiç hareket etmemek mi?
Benim için Eylembilim, bir hikâyeden çok, toplum olarak içine düştüğümüz durgunluğun yüzümüze tutulmuş