·248 syf.····Okunma: 09 Ekim 2025 00:00 Bu kitaptan önce size şöyle bir tavsiyem olcak: Hayvanlarla ilgili elinize geçen her kitabı okumanızı isterim.
Ben bu kitaptan önce o dörtnala koşturduğumuz ve üstüne ,arkasındaki arabaya yüzlerce kiloluk yük yükleyerek kamçıladığımız atların, bedenlerinin bu kadar hassas olduğunu bilmezdim.
Bu kitap bana şunu hissettirdi;güçlü olanın değil, sessizce katlananının hikâyesi bu.
Siyah İnci konuşmuyor, bağırmıyor, isyan etmiyor; ama yaşadıkları insanın içini utandırıyor.
Çünkü acının çoğu kötülükten değil, umursamazlıktan geliyor.
AnnaSewell burada bir at anlatmıyor aslında. İtaat edenleri, iyi niyetli olup ezilenleri, “alışsın” denilerek yıpratılanları anlatıyor. Siyah İnci’nin başına gelenler çok tanıdık: İyi insanların elinde nefes alıyor, kötülerin elinde yavaş yavaş tükeniyor. Hayatta da çoğu zaman böyle değil mi zaten?
Kitabın dili sade ama etkisi ağır. Gösterişli cümleler yok; vicdanla tokatlayan sahneler var. Okurken şunu düşündüm: İnsan, gücü varken merhametli olamıyorsa, aslında güçsüzdür.
siyahinci bittiğinde içimde kalan duygu şu oldu:
İyilik bazen ödüllendirilir, bazen sadece yaralı kalır.
Ama yine de insanı insan yapan tek şeydir.
Sessiz bir kitap.