Adı:
Siyah İnci
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327516
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Black Beauty
Çeviri:
Ayşe Berktay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Anna Sewell (1820-1878): İngiltere'de Norfolk kentinin, Great Yarmouth kasabasında doğdu. İki yaşındayken Londra'ya taşınan ailesi onu başkalarını düşünmeyi, herkese nezaket ve saygı göstermeyi ilke edinen Quaker geleneğine uygun yetiştirdi. On dört yaşında bir kas hastalığına yakalanarak kısmen yatalak oldu. Geri kalan yaşamında seyahat edebilmek için küçük iki tekerlekli arabasını çeken ata bağımlı oldu. Bir atın otobiyografisi olarak kurguladığı tek kitabı Siyah İnci'yi, hastalığının ölümcül olduğunu öğrendikten sonra, son beş yılında yazdı. Kitabın esin kaynağı, hayvanlara eziyet edilmesine, özellikle de koşum atlarına sabit mengene kayışı takılmasına duyduğu büyük öfkeydi. Amacının, "insanları atlara şefkat ve sevgi göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek" olduğunu yazmıştı. Sewell'ın ölümünden birkaç ay önce yayımlandığında büyük ilgi gören Siyah İnci, tüm zamanların en çok okunan klasiklerinden biridir.
Bir hayvansever olarak bu kitabı okumak zor oldu. Bazı yerlerinde, özellikle hayvanlara işkence yaptıkları yerleri okurken öfkelenmemek elde değil. Sinirden kitabı fırlatasım geldi. Kötü olayların yanı sıra tabii iyi şeylerde oluyor kitapta. Mesela Siyah İnci isimli baş kahramanımız atımızın yeni arkadaşları oluyor ve onların başından geçenleri öğreniyoruz. Siyah İnci'nin bulunduğu yerden başka bir yere satıldığında orası iyiyse seviniyordum falan. Kitapta zaten Siyah İnci'nin başından geçen olaylar anlatılıyor. Kitabın dili oldukça akıcı, zaten birincil ağızdan, yani atın ağzından anlatıldığı için (ilk başta bu durum bana komik gelmişti ama alıştım sonra) okunması kolay oluyor. Kitabın yazarı Anna Sewell, sırf moda olduğu için atlara takılan, özellikle koşum atlarına sabit mengene kayışı takılmasına (bu sabit mengene kayışı atların başını dik tutarak daha güzel görünmesini sağlıyor. Tabii atlar için çok zor durum ve büyük işkence çünkü istedikleri gibi başlarını eğemiyor ve oynatamıyorlar) ve hayvanlara işkence edilmesine büyük öfke duyuyor. Amacının ''insanları atlara şefkat ve saygı göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek'' olduğunu yazmış yazarımız. Keşke herkes bu kadar duyarlı olsa. Ben bu mesajı aldığımı düşünüyorum ve şiddetle Siyah İnci kitabını herkese tavsiye ediyorum. Okuyun, okutturun!
Keyifli okumalar...
Hiç bitmesini istemediğim kitapların en güzel yerlerinden birini aldın Siyah İnci. Ortalama 15 gün boyunca yaşadıklarına tanık olmak, çiftlikte olma hissini tatmak kıymetli idi yüreğimde..


Siyah inci tam bir inci, annesinden iyi terbiye almış (bu o kadar mühim ki ) yumuşakbaşlı, iyi olma yolunda adım atmaya gayret eden, bir o kadar da özgürlüğünü de seven bir can.Ayrıca toynaklarının birinde beyazlık, alnında şirin bir beyaz yıldızı var.
Kitap 4 kısma ayrılmış, 1. , 2. , 3. , 4. kitap diye.. 1. kitabımızda ilk sahibinin çiftliğinde sevgi ile büyüyor, seyis John’un ilgisi, anlaması, örnek davranışlar sergilemesi, zor durumda bile doğrudan ayrılmayan, hakkını sonuna kadar savunan bir o kadarda iyi olması İnci’nin ne kadar şanslı olduğunu, biz okuyuculara da anlamlı mesajlar vermesi güzellikler saçıyor..

Çitflikte dostları Zencefil ve Şenşakrak, Siyah İncinin hayatına anlam katıyor. Zencefil’in sert oluşu, huysuzluğu dikkatini çekiyor ve onu anlamaya çalışıyor. Zencefil’in yaşadığı zorluklar, kötü sahiplerin eline düşmüş olması ile böyle olmasının sebebi konuşarak ortaya çıkıyor .. Birlikte yollara çıkıp bu zor günlerin geride kaldığını gösteriyorlar birbirlerine, aralarındaki bağ kuvvetleniyor, güçleniyorlar .
Çiftlikte bir de kuyruğu kesik bir Sil Oliver atımız mevcut ve Siyah İnci duyarlılığı ile bu durumun nedenini merak etmesi konuyu açığa çıkıyor.
Oliver: ‘’Moda diye’’ toynaklarını yere vurarak söyleniyor. Oradan Zencefil çektiği işkence olan gem vurmanın moda ile bağlantısı olduğunu düşünerek serzenişini dile getiriyor. Ardından Oliver’ın şu sözlerinde durup düşünüyoruz . ‘’Bence moda dünyadaki en kötü şeylerden biri. Örneğin köpeklere neler yaptıklarına bakın. Cesur görünsünler diye kuyruklarını keserler, yırtıcı görünsünler diye güzelim kulaklarını kesip sivriltirler; inanılır gibi değil.’’ Evet inanılır gibi değil diye haykırıyoruz , çirkinliklerimiz her alanda hızla devam ediyor. Hayvanlara eziyet , kendi egosunu tatmin etme, gösteriş uğruna yapılan saçmalıklar diz boyu diye söylene söylene okumaya devam ediyoruz...



Kitabın 2. kısmında yaşadığı zorluklara, farklı insanlarla muhtap olmasına, hayatı görmesine tanık oluyoruz Siyah İncinin , verdiği mücadeleler ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor . Sonlara doğru yeni sahibİ Jerry ile tanışıp huzuru yakalayabilmesi yüreklere su serpiyor, huzurlu ailenin ilgisi, Jerry’nin net ve nazik dille doğruyu savunması, olgun tavırları, eşi ve çocukları ile bir problem olduğunda danışarak çözüme kavuşturmak istemesi , zor zamanlarında birbirlerine destek olmaları gıpta ile bakmamıza vesile olacak cinsten..

Kitabı okurken tüm duyguları tadıyoruz, özellikle siniri..İnsanların ne kadar kendini düşünen, hayvanları anlamaya tenezzül etmeyen, göşterişe düşkünlüğün sebep olduğu birçok yanlış durumlara tanık olup nefes alamıyoruz. Bilgisizliğin ‘’ Kötü kalplilikten sonra dünyadaki en kötü şeydir bilgisizlik, haberin yok mu? ‘’ sözü ile zamana karşı daha çok okumalı, görmeli, doğruyu hayatımıza uygulamalı diye kendime dair sorgulamalarımı yine yine yapıveriyorum..
Sadece çocuklar değil, hepimizin okuması gereken bir yapıt.

https://eskisayfa.wordpress.com/...ah-inci-anna-sewell/ yazarın hayatına dair bilgiler mevcut, sadece onu bulabildim. Yazarın yayınladığı ilk ve tek kitabı imiş :(

Bir de 94 yılı yapımı filmini de izlemenizi tavsiye ederim. http://www.ultrafilmizle.co/...ty-altyazili-izle/2/
Şafak saatlerinde balkonda günün ışımasına tanık olarak filmi izlemenin keyfi daha bir huzurlu olmuştu benim için.Tavsiye ederim ^_^ Filmde bazı yerler kitaba göre farklı yansıtılmış ama onun dışında çok beğendim..
Müziğimi de ekleyiverem :D
Superchick - Stand In The Rain https://www.youtube.com/...amp;index=2&t=0s


Not: Bu kitabı benimle buluşturan çook kıymetli dostuma çok teşekkür ederim. Seni tanımanın kıymeti yüreğimde çok ayrı... Ayna misali yansıdı yürekteki güzellikler birbirimize ..
‘’İş bazen ağır olabilir ama dost bir el, dost bir ses işi kolaylaştırır.’’ (sy:183) işte böyle bir can dostsun sen, samimiyetini çokça hissettiğim var ol hep.
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.092 Oy)13.903 beğeni36.019 okunma3.754 alıntı153.047 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.880 Oy)9.420 beğeni26.499 okunma1.791 alıntı135.245 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.914 Oy)19.831 beğeni45.411 okunma3.483 alıntı191.927 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.215 Oy)9.204 beğeni27.483 okunma2.920 alıntı121.108 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.452 Oy)4.362 beğeni16.574 okunma1.579 alıntı80.854 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.711 Oy)8.172 beğeni22.235 okunma4.395 alıntı136.375 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.446 Oy)5.255 beğeni17.526 okunma3.782 alıntı112.856 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.896 Oy)6.005 beğeni20.551 okunma915 alıntı106.752 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.414 Oy)5.276 beğeni19.414 okunma873 alıntı80.567 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.903 Oy)9.175 beğeni30.097 okunma922 alıntı146.111 gösterim
İngiliz yazar Anna Sewell tarafından 1877 yılında yazılmış bir romandır. Bu kitabı hayatının son yıllarında, hasta olarak yattığı evinde yazmıştır. Roman, Sewell'in ilk ve tek romanı olup, kısa bir süre içerisinde en çok satılan kitap haline gelmiştir. Sewell, kitap yayımlandıktan sadece beş ay sonra hayata veda etmiştir. Yaklaşık olarak elli milyon kopya satmış olan Siyah İnci tüm zamanların en çok konuşulan kitaplarından biri haline gelmiştir. Bu kitapta dosdoğru hayvan refahı öğretilirken, aynı zamanda şefkat, sevgi ve saygının insan tedavisindeki önemi vurgulanmaktadır. Siyah İnci çocuk edebiyatının bir öncüsü haline gelmiştir.
Siyah inci. Kitabıyla da çizgi filmiyle de çocukluğumun değerlerinden biri. Ağlaya ağlaya okumuştum küçükken. Şimdi okurken yine duygulandim, yine sinirlendim. Yazar bir atın otobiyografisi diye kaleme almiş, bir atın gözünden insanların ne kadar zalim, duygusuz bencil olduğunu gözler önüne sermiş. Kırbaçlanan atlar kuyruğu kesinlen atlar veya köpekler...Sayfalar ilerlerken bu gaddarlığın günümüzde hala devam ettiğini görmek ayrı bir ürpetici durum oldu benim için. Siyah inciyi, zencefili, adı geçmeyen diğer atları okurken düşündüm; merhametimiz nereye kayboldu yoksa, hiç var olmayan bir kavram mıydı? Kitabı anlatığım bir komsu teyzem, " insan insana iyi davranmıyor ki hayvanları kim düşünecek" diyerek bütün düşüncelerime noktayı koydu.
Tek bir cümle ile özetle deseniz "At sahibine göre kişner" derdim herhalde.
Sahibi nasılsa kendisi de o şekilde oluyor bunu çok net bir şekilde görebiliyoruz bu kitapta. İster at olsun, ister ağaç, ister insan fark etmiyor. Nasıl yetiştirir, nasıl eğitirseniz öyle oluyor veya olmaya çalışıyor. Yine insanların acımasızlığı, zalimliği gözler önüne seriliyor bu kitapta. Ayrıca sevginin, ilginin, merhametin ne derece önemli olduğunu bir kez daha görebiliyoruz. Tabii bunların ne kadar önemli olduğu herkes tarafından biliniyor ama uygulama konusunda o kadar istekli olunmuyor maalesef.
Yer yer çalışma koşulları, mesai saatleri kavramları ele alınmış bunun üzerinden de mesajlar verilmiş almak isteyene tabii.
Yazarın okula giderken sakatlanıp koltuk değneklerine muhtaç kalması ve gideceği her yere at arabaları ile gitmesi atlara olan duyarlılığını arttırdığı kesin.
Ben sevdim bu kitabı eminim okursanız siz de seveceksiniz.
Çocukluğumun unutamadığım kitabı; ama neden unutamadığımı anımsayamıyorum. Bu kitabı okuduktan sonra annemlere resmen 'at' almak ve adını 'siyah inci' koymak için yalvardığımı hatırlıyorum. Beni derinden bu kadar etkileyen şeyin ne olduğunu anlamam için tekrar okumam gerek. Tekrar okunacaklar listesine ekliyorum.
Çocukluğumda okuduğum ve çizgi filmini de zevkle izlediğim eser. Atın gözünden insanları anlatan bu kitap; insanların bazen ne kadar zalim ve acımazsız bazen de ne kadar iyi olduğunu gözler önüne seriyor. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız kendinize yeni şeyler eklersiniz. Yazara sonsuz teşekkürler.
Siyah İnci, yazar Anne Sewell'in ilk ve tek kitabı olma özelliğini taşıyor. Güçlü bir hayvansever olan Sewell, kitabı hasta yatağında kaleme alıyor ve kitap yayımlandıktan 5 ay sonra hayata gözlerini yumuyor. Kitap basıldıktan sonra milyonlarca satıyor ve her dönemde bahsi geçen klasikler arasında yer ediniyor. Sade dili ve her yaşa hitap eden konusu ile hem çocukları hem de yetişkinlere hitap eden kitap, bugüne de ışık tutuyor ve halen severek herkes tarafından okunuyor.
Kitabın konusunun "bir atın otobiyografisi" olduğunu söylersek çok şey eksik kalacaktır. Siyah İnci'nin ağzından insanlığın acımasızlığını anlatıyor yazar; hayvanların da canlı olduğunu, onlara karşı sorumlu olduğumuzu, onların da hissettiğini, acı duyabildiğini, şefkatimize ihtiyaç duyduklarını bir kez daha gözler önüne seriyor. İnsanlığımızı sorgulattırıyor. Siyah İnci'nin her yeni sahibi ile birlikte farklı bir pencereden bakıyorsunuz onun yaşamına. Sewell hayvanlara davranış konusunu her yandan irdeliyor, düşünmediklerinizi düşündürüyor ve kitabın sonunda atlara bambaşka gözle bakan bir okur yaratıyor.
Siyah İnci yer yer iç burkan, sık sık öz eleştiri yaptıran ve çokça hayvan sevgisi aşılayan bir kitap. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, hemen hemen hepimizin çocukken sadeleştirilmiş biçimini okuduğumuz bu esere Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi'nde yer vererek yetişkinler için de ölümsüzleştirmiş.
İlkokul yıllarımda okuduğum, bir atın gözünden hayatı ve insanları anlatan, uzun süre etkisinden kurtulamadığım, beni derinden etkileyen bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Çok güzel kitaptı.Beğendim demesezem alınır kitap.Beğendim kitabı.Biraz SİYAH İNCİ çok yoruldu ve arkadaşı öldü.Bıyıklı oldu ve kişnedi sahibine.Yani anlayacan artık ya iyi ve ya kötü oldu iyileştiler artık çok mutluydu yaşamdan.Çok güzel ve yerler gördü.Şehir ve köyler,ahırlar,yeni arkadaşlar,taylar,yaşları,on iki yaşlarındaydı .Ben zazen beğendim kitapı 4'üncü kitap okudum bu sene çok kitap okudum.22'inci bitti.80 sayfaydı.Az bir sayfa olmasına rağmen araba,foyton,kırmaç,sahipleri,herşeylerine baktılar ve yedirler.Değişik yerler göre göre artık yoruldu ve iyileşti.Son.
Bir atın ağzından insanoğlunun ne kadar da kötü olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Hayvan sever olarak kitabı okurken sinirlerim zipladi. Kendimi o atın yerine koydum sanki işkenceler bana yapıldı çok üzücüydü. Ve konuşamadığı için sadece kişneyerek tepki gosterebildi. Siyah İnci elden ele gezdi son demlerinde biraz olsun rahat ediyor.
Kitaptan önce yazar hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. 14 yaşında bir kas hastalığına yakalanarak kısmen yatalak oluyor. Geri kalan yaşamında seyahat edebilmek için küçük iki tekerlekli arabasını çeken bir ata bağımlı oluyor. Siyah Inci'yi bir atın biyografisi olarak kaleme alıyor ve hastalığının ölümcül olduğunu öğrendikten sonra, son beş yılında yazıyor. Kitabının esin kaynağı da hayvanlara edilen eziyet ve koşum atlarına sabit mengene takılması.
.
.
Siyah Inci'yi gözümün önünde canlandırarak okudum. Düşünsenize simsiyah ve uysal bir atınız olduğunu. Başka da ne isterim ki derdim herhalde böyle bir atım olsaydı. Lâkin biz insanoğlu hayvanlara yeteri kadar değer vermiyoruz. Onların da acı cekebildigini ve canları yandığını bilmeyen onlarca kişi var. Koşum atlarına takılan sabit mengeneler atların canlarını o kadar yakıyormuş ki. Bu kitap sayesinde fazlası ile bilgi sahibi oldum bu konuda.
.
.
Kitap Siyah Inci'nin ağzından kaleme alınmış ve atların ne kadar hor görüldüğünü ve acımasızca bakıldığını anlatmış. Çok sevecen şekilde davrananlar da var tabii ama ya acımasızca olanlar ?
.
.
Kesinlikle herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gereken bir kitap. Sürekli her daim okumak isteyebileceğim bir kitap oldu gerçekten. #parlakmeltemkitapligi #türkiyeişbankasıkültüryayınları
"Sevgisiz din olmaz; insanlar dinleri hakkında istedikleri kadar konuşabilirler; fakat eğer din onlara insanlara ve hayvanlara karşı iyi davranmayı öğretmiyorsa, hepsi boşunadır-hepsi boşuna, James; her şeyin içyüzünün ortaya döküleceği ve gerçek değerini bulacağı o gün, hepsinin foyası ortaya çıkacaktır."
Anna Sewell
Sayfa 52 - TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Bana sorarsanız dünyada moda kadar kötü bir şey olamaz. Örneğin köpeklerin haline bakın. Köpeklerin kuyruklarını kesiyorlar. Böylece kuyruklar ponpon gibi duruyormuş güya. Sonra zavallıların güzel küçük kulaklarını da kesip sivriltiyorlar. Böylece köpeklere daha zeki bir hal geliyormuş. Budalalık!
Bence moda dünyadaki en kötü şeylerden biri. Örneğin köpeklere neler yaptıklarına bakın. Cesur görünsünler diye kuyruklarını keserler, yırtıcı görünsünler diye kulaklarını kesip sivriltirler; inanılır gibi değil!
Anna Sewell
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Insanlar sadece gözünle gördüğüne gerçekten güvenebilirsin derler; fakat bence sadece hissettiğine güvenebilirsin.
Oğlanlar, bir at veya midilliyi, diledikleri süre ve dilediklerince hızlı koşup durabilecek bir lokomotif ya da harman dövme makinesi gibi bir şey sanıyorlar; bir midillinin yorulabileceğini veya duyguları olduğunu hiç düşünmüyorlar.
Anna Sewell
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah İnci
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327516
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Black Beauty
Çeviri:
Ayşe Berktay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Anna Sewell (1820-1878): İngiltere'de Norfolk kentinin, Great Yarmouth kasabasında doğdu. İki yaşındayken Londra'ya taşınan ailesi onu başkalarını düşünmeyi, herkese nezaket ve saygı göstermeyi ilke edinen Quaker geleneğine uygun yetiştirdi. On dört yaşında bir kas hastalığına yakalanarak kısmen yatalak oldu. Geri kalan yaşamında seyahat edebilmek için küçük iki tekerlekli arabasını çeken ata bağımlı oldu. Bir atın otobiyografisi olarak kurguladığı tek kitabı Siyah İnci'yi, hastalığının ölümcül olduğunu öğrendikten sonra, son beş yılında yazdı. Kitabın esin kaynağı, hayvanlara eziyet edilmesine, özellikle de koşum atlarına sabit mengene kayışı takılmasına duyduğu büyük öfkeydi. Amacının, "insanları atlara şefkat ve sevgi göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek" olduğunu yazmıştı. Sewell'ın ölümünden birkaç ay önce yayımlandığında büyük ilgi gören Siyah İnci, tüm zamanların en çok okunan klasiklerinden biridir.

Kitabı okuyanlar 743 okur

  • Beyzanur Karaman
  • Yaren Özdilek
  • Yılmaz Can Diler
  • Meltem Parlak Aydın
  • betül demir
  • Emre Köylü
  • M. ϜϓſϞ ^-^
  • ayten kadın
  • Hikmet Dokuzuncu
  • umutulupinar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%32
25-34 Yaş
%21.3
35-44 Yaş
%19.1
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.6
Erkek
%27.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.7 (58)
9
%16.7 (25)
8
%20 (30)
7
%13.3 (20)
6
%5.3 (8)
5
%0.7 (1)
4
%0.7 (1)
3
%0.7 (1)
2
%0.7 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları