Okuduğum ikinci Peyami Safa eseri oldu. Peyami Safa'nın kalemi hakkında şunu söyleyebilirim: Bazı dizi ve filmler vardır ya, izlemeye başladığımız esnada oyuncu kadrosu, kalitesi, hepsi çok iyi ve gerçekçi diye düşünürüz, Peyami Safa eserleri bana tam olarak o hissiyatı veriyor. Okurken yormuyor, dinlendiriyor. Üstelik yazar, bireysel hikayeler üzerinden toplumsal meselelere de çok güzel ışık tutuyor, kitabın birçok yerinde toplumun Batılılaşma isteğine değiniyor ve sık sık Doğu-Batı mukayesesine denk geliyoruz.
Kitabın konusuna gelecek olursak; Neriman ve Şinasi'nin yedi yıldır süren aşk hayatı, Neriman'ın ilgisinin Macit'e kaymasıyla başlayan bir gönül karmaşasına evrilir. Neriman daha geleneksel, sakin bir hayat süren Şinasi'yi değil de ışıltılı ve Şinasi'ye göre daha modern bir yaşama sahip olan Macit'e gönlünü kaptırır. Bir yandan Neriman'ın kendi duyguları, bir yandan da Şinasi'nin varlığı ve babasının bu evlilik üzerindeki sessiz beklentisi...
Daha fazla detay vermeden şunu söyleyebilirim: Neriman'ın, Şinasi'nin sunduğu o durağan hayattan bunalmasının ve bir anda Macit'in ışıltılı dünyasına, baloların o cezbedici büyüsüne kapılmasının nedeni, küçüklüğünden beri içinde bastırdığı o ışıltılı hayatı Macit'te bulmuş olmasıdır. . Çoğu kitapta olduğu gibi, Neriman'ın bu duygusal değişiminin, büyüdüğü çevrenin ve geleneksel değerlerin ağırlığından kaynaklandığını düşünüyorum. Kitabın sonu ise pek tahmin ettiğim gibi bitmedi. Zihnimde farklı bir senaryo kurmuştum... Neyse, daha fazla spoiler vermeden yorumumu burada bitireyim.