Raskolnikov'un o daracık odasında kurduğu teorilerle vicdanı arasında sıkışıp kalmasını, insanın kendi iç mahkemesinde yargılanmasını okumak gerçekten nefes kesici. Suçun sadece fiziksel bir eylem değil, asıl ruhu kemiren o devasa pişmanlık süreci olduğunu her satırda iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sayfalar bittiğinde, adaletin ve arınmanın insanın kendi iç dünyasında başladığını anlatan, insan psikolojisinin sınırlarını zorlayan muazzam bir deneyim.