Küçük bir soru işareti büyük olayları aralayan anahtar olabilir mi? Ahmet Mithat Efendi'nin Dürdane Hanım isimli eseri Ulviye Hanım'ın komşusu Dürdane Hanım'ın hayatında birisi olup olmadığını araştırmasını ve bu eksende gelişen olayları merkezine almakta.
Olay kurgusunu en başta çok garipsedim çünkü sanki olayın ortasından başlanmış gibiydi. Ama sonradan anladım ki her bölüm bütünün tabiri caizse puzzleın bir parçası gibiydi. Ve bölümlerde ele alınan kişi, diğer kişiler ve olayın geçtiği zaman/yer gibi ilgili bilgiler çok güzel detaylıca sunulmuştu. Bir puzzleı parça parça yapmaya benzettiğim bu kurguyu çok beğendim.
Minik bir parantez; eserin sonunda biraz üzüntü hissettim.
Eseri okurken olayın geçtiği 1880'li yıllar İstanbul'unu o dönemlerde yaşamışım gibi deneyimledim. Özellikle Beyoğlu’nun daha modernist/batıcı bir yer oluşu, bir yandan devam eden saray/yalı terbiyesi, gayrimeşru çocuğa karşı tutum gibi kısımlarda dönemi ve o dönemdeki batılılaşma-gelenekçilik çatışmasını adeta yaşadım. Yazarın betimlemelerini çok başarılı buldum.
Ulviye Hanım'ın kılık değiştirerek bazı yerlerde, bazı davranış/aksiyonlarda bulunması o dönemde de kadınların toplumsal baskı, norm vs maruz kaldığını ve kadınların o dönemde de temel haklarında sorun yaşadıklarını göstermekte. Ulviye Hanım'ın Dürdane Hanım'ın intikamını kendi meselesi bilmesi ise kadın dayanışmasına hoş bir göz kırpma olmuş diyebilirim.
Bununla birlikte bir aşık çift ve meraklı komşu başlangıçlı bir kurmacanın bu denli detaylı, sürükleyici bir noktaya evrileceğini tahmin etmezdim. Bu konuda da yazarı takdir ettim. Mesela Acem Ali'nin Ulviye Hanım olduğunu bir noktaya kadar yazar çok güzel gizlemişti. Eser sürükleyici olmakla birlikte bu sürükleyiciliği çok güzel muhafaza etmekte.
Romandaki karakter sayısı kurgu için yeterliydi. Keza iki karakterin (Acem Ali-Ulviye Hanım) aslında aynı kişi olması hoş bir nüanstı. Bununla birlikte karakter isimlerinin, karakterlerin hikayelerinin detaylıca verilmesi eseri çok güçlendiren ve sevdiğim bir kısımdı.
Eserin başlığını ana karakterin ismi oluşturmakta ve eser kapağında dönemin elbiselerini giyinmiş bir kadın yer almakta. Başlık ve kapak seçimi yerinde olmuş. Romanda biraz edebi bir dil hakimdi. Eskiden daha sık kullanılan kelimeler vardı yer yer ama günümüz Türkçesindeki karşılıkları dipnot düşüldüğü için bu durum bir sorun oluşturmadı. Kitabın bölümlenmesi de güzeldi. Okuru ne çok sıkan ne de sürükleyiciliği çok erken kesen yani tam kararında bir bölümleme hakimdi esere.
Ahmet Mithat Efendi'nin Dürdane Hanım adlı eseri küçük bir merakın ardından entrika, aşk, dayanışma ve adalet arayışının kesiştiği sürükleyici bir kurgu ortaya koymakta.
Ahmet Mithat EfendiDürdane Hanım