Sergüzeşt, Kafkasya'dan kaçırılıp İstanbul'a getirilen ve esaret hayatı yaşayan genç bir kız olan Dilber'in hüzünlü ve trajik yaşamını anlatır. Samipaşazade Sezai, bir konaktan diğerine satılan Dilber'in maruz kaldığı haksızlıklar ve imkansız aşkı üzerinden, dönemin toplumsal bir yarası olan esaret ve kölelik kurumunu, insan ticaretini ve hürriyet özlemini realist bir dille gözler önüne serer.