Acımak, idealist bir ilkokul öğretmeni olan Zehra'nın, babası Mürşit Efendi'nin ölüm döşeğinde olduğu haberini alması ve onun vefatının ardından bıraktığı hatıra defterini okumasıyla başlayan büyük içsel yüzleşmeyi anlatır. Reşat Nuri Güntekin, görev bilinci yüksek ancak geçmişteki kırgınlıkları yüzünden kalbi katılaşmış, merhamet duygusundan yoksun Zehra'nın gözünden, bürokrasinin ve toplumsal yozlaşmanın temiz bir insanı nasıl adım adım yıkıma sürüklediğini gösterir. Eser; ön yargıların, doğru bilinen yanlışların ve insanı insan yapan en temel duygu olan acıma ve bağışlama hissinin önemini sarsıcı bir dille gözler önüne serer.